• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

ruin

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 5433

ana kullanım 1

01. mahvetmek 02. harap etmek 03. yıkmak 04. bozmak 05. batırmak 06. iflas etmek 07. ırzına geçmek 08. başını yemek 09. becermek 10. belini bükmek 11. benzetmek 12. berbat etmek 13. canına okumak 14. iflas ettirmek 15. kül etmek 16. perişan etmek 17. tahrip etmek 18. viran etmek 19. viraneleştirmek 20. viraneye çevirmek 21. yakmak 22. yazık etmek 23. altüst etmek 24. belini kırmak 25. götürmek 26. haklamak 27. kasıp kavurmak 28. kızlığını bozmak 29. paçavrasını çıkarmak 30. paçavraya çevirmek 31. piç etmek 32. rezil etmek 33. telvis etmek

ana kullanım 2

01. yıkılma 02. yıkım 03. yıkılış 04. ören 05. yıkıntı 06. harabe 07. kalıntı 08. batkı 09. batma 10. iflas 11. haraplık 12. perişanlık 13. virane 14. batırma 15. batış 16. felaket 17. mahv 18. mahvoluş

hukuk

01. enkaz

inşaat

01. tarihi harabe 02. enkaz

ormancılık

01. zarara uğratmak

tarım

01. harap

RUIN = ['ru: in] noun
1 yıkılma, yıkım, yok olma; harabe * eşanlamlı : destruction, decay, devastation, desolation, wreck, ruination, deterioration, overthrow * karşıtanlamlı : restoration
İngilizce örnek : The town was in ruins after the earthquake.
Türkçe çevirisi : Depremden sonra şehir harabe halinde idi.
İngilizce örnek : After the battle the city was in ruins.
Türkçe çevirisi : Savaştan sonra kent harabe halinde idi.
2 mahvolma, batma, iflas * eşanlamlı : bankruptcy, collapse, fall, downfall, impoverishment * karşıtanlamlı : prosperity
* ruins = kalıntılar, ören, harabe
İngilizce örnek : We plan to visit the ruins of this old church.
Türkçe çevirisi : Bu eski kilisenin kalıntılarını ziyaret etmeyi planlıyoruz.
İngilizce örnek : We visited the ancient Inca ruins when we were in Peru.
Türkçe çevirisi : Peru’da iken eski İnka harabelerini ziyaret ettik.
¤ verb
mahvetmek, harap etmek * eşanlamlı : destroy, devastate, desolate, demolish, wreck, break, spoil
İngilizce örnek : The heavy rain has ruined our crops.
Türkçe çevirisi : Şiddetli yağmur ekinlerimizi mahvetti.
İngilizce örnek : Noisy traffic ruins the peace and quiet of the beautiful street.
Türkçe çevirisi : Gürültülü trafik güzel caddenin huzur ve sükunetini mahvediyor.

1: 0 ms