• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

roll

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 3699

ana kullanım 1

01. tomar 02. top 03. rulo 04. topak 05. sandviç ekmeği 06. silindir 07. merdane 08. hadde 09. vals 10. gök gürlemesi 11. liste 12. defter 13. sicil 14. kayıt 15. gürültü 16. gümbürdeme 17. gürleme 18. dalgalanma 19. yükselip alçalma 20. yuvarlama 21. tekerleme 22. yuvarlanma 23. tekerlenme 24. belge 25. burum 26. çabuk çabuk 27. dürüm 28. et rulosu 29. et sarması 30. geminin yalpalaması 31. isim listesi 32. küçük ekmek 33. küçük francala 34. lüle 35. rulo biçiminde şey 36. tremolo 37. yuvak 38. yuvarlak sandviç ekmeği 39. ani hareket 40. dönme 41. dönüş 42. kangal 43. yalpa 44. yuvarlama ekseni 45. makara 46. para destesi 47. tutanak 48. bobin 49. bordro 50. bürüm 51. çevirme 52. cinsel ilişki 53. davul sesi 54. döndürme 55. dürü 56. francala 57. gümbürtü 58. indikten sonra uçağın pistte bir süre yol alması 59. kadro 60. kâğıt para 61. katlama 62. kaval 63. kaval silme 64. konsol kıvrımı 65. rolik 66. rulo köfte 67. salınma 68. sarma 69. takla 70. tona 71. tono 72. top tomar 73. üstüvane 74. val 75. yoklama 76. yuvarlak küçük sandviç ekmeği 77. zar at

ana kullanım 2

01. yuvarlak ufak ekmek 02. devirmek 03. gitmek 04. yuvarlamak 05. yuvarlanmak 06. tomar yapmak 07. dürmek 08. top etmek 09. sarmak 10. silindirle düzlemek 11. haddeden geçirmek 12. yaprak haline getirmek 13. oklava ile açmak 14. fıldır fıldır oynatmak 15. sağa sola oynatmak 16. devirmek gitmek 17. gezmek 18. dolaşmak 19. dönmek 20. devretmek 21. gürlemek 22. gümbürdemek 23. yalpa vurmak 24. sallamak 25. yalpa vurdurmak 26. gümbür gümbür çalmak 27. sallanarak yürümek 28. salınmak 29. inişli yokuşlu uzayıp gitmek 30. ağnamak 31. bir kat sürmek 32. çabuk çabuk çalmak 33. çalkalanmak 34. dalgalar halinde itmek 35. gümbürdetmek 36. haddelemek 37. hareket halinde olmak 38. merdanelemek 39. sallanmak 40. sarmalamak 41. şekillendirmek 42. şiddetle çalmak 43. silindir biçimi vermek 44. silindirle yaymak 45. su sibi akmak 46. takla atmak 47. tekerlemek 48. ters dönmek 49. tomar etmek 50. yalpalamak 51. yapmak 52. yuvarlanarak gitmek 53. yüzmek 54. silindirden geçirmek 55. dağılmak 56. düzeltmek 57. soymak 58. tesviye etmek 59. yayılmak 60. açmak 61. ağzında yuvarlayarak söylemek 62. arabayla dolaşmak 63. bulamak 64. çalmak 65. çevirmek 66. dalga dalga göndermek 67. dalgalanmak 68. döndürmek 69. fıldır fıldır dönmek 70. gök gürlemek 71. havada takla atmak 72. iki tarafa sallanarak yürümek 73. kaydırmak 74. kullanmak 75. merdaneden geçirmek 76. rulo ile boyamak 77. rulo yapmak 78. şakımak 79. sallana sallana gitmek 80. silindir geçirmek 81. silindirle ezmek 82. sürgülemek 83. sürmek 84. tek kişilik küçük ekmek 85. tekerlekler üzerinde gitmek 86. tekerlenmek 87. temevvüç etmek 88. top yapmak 89. vurgulayarak telaffuz etmek 90. yalpa yapmak 91. yaprak haline getirmek haddeden geçirmek

gemi

01. yalpa

metalbilim

01. haddeden geçirmek 02. haddelemek

teknik

01. yatış

ROLL = Kargo için bir sonraki gemide yeniden rezervasyon yapma. [nakliye, lojistik > ne, nedir, ne demek]

ROLL = [roul] noun
1 tomar, top, rulo * eşanlamlı : reel, spool, bobbin, ball
İngilizce örnek : I bought a roll of paper.
Türkçe çevirisi : Bir rulo kâğıt satın aldım.
2 sandviç ekmeği * eşanlamlı : bread, bun
3 silindir, merdane * eşanlamlı : cylinder, roller
4 liste, defter, sicil, kayıt * eşanlamlı : list, register, roster, record
5 yuvarlama
¤ verb
1 yuvarlamak; yuvarlanmak * eşanlamlı : turn, whirl, twirl, revolve, rotate, spin, gyrate, sway, reel
İngilizce örnek : Some big stones rolled down the hill.
Türkçe çevirisi : Tepeden aşağı birkaç büyük taş yuvarlandı.
İngilizce örnek : My pen rolled under the sofa.
Türkçe çevirisi : Kalemim kanepin altına yuvarlandı.
2 sarmak, dürmek * eşanlamlı : wrap, enfold, envelop, wind, twist, coil
İngilizce örnek : He rolled a cigarette.
Türkçe çevirisi : Bir sigara sardı.
3 silindirle düzlemek * eşanlamlı : flatten, press, smooth, level
İngilizce örnek : We roll metal in a rolling mill.
Türkçe çevirisi : Metali haddehanede düzleriz.
* roll call = yoklama
İngilizce örnek : A roll call was taken.
Türkçe çevirisi : Yoklama yapıldı.
İngilizce örnek : They voted by roll call.
Türkçe çevirisi : Yoklama usulü ile oy verdiler.
* roll in = yığınla gelmek, yağmak
* roll up = gelmek, varmak

1: 0 ms