• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

ring

Türkçe - İngilizce

ring

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 2255

ana kullanım 1

01. çınlatmak 02. çınlamak 03. çalmak 04. zil çalmak 05. çember içine almak 06. bırakmak 07. çıkarmak 08. çın çın ötmek 09. etrafına halka çekmek 10. ses vermek 11. takmak 12. telefon etmek 13. tınlamak 14. uğuldamak 15. çalınmak 16. çembere almak 17. çevrelemek 18. çevresinde halka olmak 19. daire içine almak 20. etrafını sarmak 21. halka biçiminde doğramak 22. halka geçirmek 23. halka takmak 24. ihata etmek 25. inildemek 26. inilemek 27. inlemek 28. ötmek 29. şıngırdamak 30. telefon açmak 31. tınlatmak 32. yüzük takmak

ana kullanım 2

01. çan sesi 02. zil sesi 03. çınlama sesi 04. etki 05. nitelik 06. halka 07. çember 08. daire 09. yüzük 10. şebeke 11. çete 12. grup 13. ring 14. baga 15. bahis defteri tutanlar 16. çanlar 17. meydan 18. mühür yüzüğü 19. sinyal 20. yarış acentesi 21. ayla 22. bahis oynanan yer 23. boğa güreşi 24. boks vs meydanı 25. çalma sesi 26. çıkar grubu 27. daire halkası 28. gösteri alanı 29. hale 30. inilti 31. izlenim 32. kartel 33. klik 34. müsabaka 35. pist 36. telefon sesi 37. tıngırtı 38. tröst

basketbol

01. pota çemberi

bilişim

01. zil

binicilik

01. acenta 02. bahis oynanan yer 03. bayi

biyokimya

01. dolam

biyoloji

01. mapa

boks

01. dövüş alanı

cam

01. kafa kalıbı 02. pota halkası 03. yüzer şamot

denizcilik

01. anele

fizik

01. dolam

gökbilim

01. ağıl 02. ayla 03. hale

havacılık

01. telefon çalmak

hekimlik

01. kasnak 02. simit 03. şişe kafası

iletişim

01. arama 02. telefonun çalması 03. zil

inşaat

01. halka kaset 02. kapsel 03. kemer halkası

iş dünyası

01. kuşatmak 02. sermayedarların çıkarlarını korumak için oluşturdukları birlik

kimya

01. atom halkası

matematik

01. dolam

oto

01. segman 02. o-ring conta

sirk

01. alan

teknik

01. bilezik 02. salmastıra 03. salmastra 04. kulp 05. piston segmanı 06. sekman 07. tınlama 08. zil

tekstil

01. işaret bileziği

ticaret

01. kartel 02. tröst

turizm

01. telefon etmek

RING = [ring] verb
rang [reng], rung [rang]
1 (zil, vb) çalmak, çınlamak; çınlatmak * eşanlamlı : resound, resonate, peal, chime, toll, tinkle, clang, jingle
İngilizce örnek : Ring the bell.
Türkçe çevirisi : Zili çal.
İngilizce örnek : The man waited night after night for his telephone to ring.
Türkçe çevirisi : Adam gecelerce telefonunun çalmasını bekledi.
İngilizce örnek : The telephone and the doorbell rang at the same time.
Türkçe çevirisi : Telefon ve kapı zili aynı anda çaldı.
2 aramak, telefon etmek
İngilizce örnek : I am too busy now. Please ring me later.
Türkçe çevirisi : Şimdi çok meşgulüm. Lütfen beni sonra ara.
İngilizce örnek : I didn't know your number, so I didn't ring.
Türkçe çevirisi : Senin numaranı bilmiyordum, bu yüzden aramadım.
¤ noun
1 halka, çember * eşanlamlı : circle, loop, band, round, loop, hoop
2 yüzük
İngilizce örnek : She has a diamond ring.
Türkçe çevirisi : Onun bir elmas yüzüğü var.
İngilizce örnek : He gave her a beautiful gold ring for her birthday.
Türkçe çevirisi : Doğum gününde ona güzel bir altın yüzük verdi.
3 zil sesi * eşanlamlı : tinkle, jingle
4 ring
İngilizce örnek : The boxer climbed into the ring.
Türkçe çevirisi : Boksör ringe çıktı.
* give sb a ring = -e telefon etmek
İngilizce örnek : If I buy the tickets today I'll give you a ring.
Türkçe çevirisi : Biletleri bugün alırsam seni ararım.
* ring back = daha sonra aramak
* ring off = telefonu kapatmak
İngilizce örnek : The person at the other end rang off before I'd finished giving the message.
Türkçe çevirisi : Telefonun öbür ucundaki adam, mesajı vermeyi bitirmeme kalmadan telefonu kapadı.
* ring sb up = -e telefon etmek
İngilizce örnek : Please ring me up at home.
Türkçe çevirisi : Lütfen beni evden ara.
İngilizce örnek : I must ring him up at once; otherwise I'll miss my chance.
Türkçe çevirisi : Onu derhal aramalıyım, yoksa şansımı kaçıracağım.

1: 0 ms