• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

rest

Türkçe - İngilizce

hekimlik

01. rest

iskambil

01. last stake

rest

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 626

ana kullanım 1

01. dinlenmek 02. istirahat etmek 03. dinlendirmek 04. dayamak 05. yaslamak 06. durup dinlenmek 07. durmak 08. ara vermek 09. soluk almak 10. dayandırmak 11. oturtmak 12. elinde olmak 13. bağlı olmak 14. güvenmek 15. dayanmak 16. bel bağlamak 17. yatmak 18. gömülü olmak 19. başını dinlemek 20. istirahat ettirmek 21. ölmek 22. rahat etmek 23. rahatlamak 24. sabit bakmak 25. çıkarmak 26. dayalı olmak 27. ebedi istirahatte olmak 28. huzur içinde olmak 29. istinat etmek 30. kalmak 31. koymak 32. mola vermek 33. nefes almak 34. olmaya devam etmek 35. oturmak 36. rahat ettirmek 37. rahatlanmak 38. soluklanmak 39. uyumak 40. uzanmak 41. yaslanmak 42. yatıp dinlenmek 43. yorgunluğunu almak

ana kullanım 2

01. artık 02. kalan 03. artan 04. ötekiler 05. diğerleri 06. kalanlar 07. dinlenme 08. erinç 09. huzur 10. rahat 11. sükun 12. uyku 13. istirahat 14. işlemezlik 15. hareketsizlik 16. durma 17. dayanak 18. mesnet 19. destek 20. es 21. durak 22. arta kalan 23. devamı 24. dinginlik 25. geri 26. geri kalan 27. geri kalan miktar 28. han 29. kabir 30. ötekileri 31. paydos 32. sükûnet 33. tatil 34. üst yanı 35. alt 36. alt tarafı 37. bakaya 38. bakiye 39. dayanacak şey 40. dinlenme yeri 41. duruş 42. ferahlama 43. geri kalan kısmı 44. gerisi 45. geriye kalan 46. ilerisi 47. istirahat yeri 48. kalıntı 49. maadası 50. mezar 51. misafirhane 52. mola 53. ölüm 54. ötesi 55. sehpa 56. sonra 57. üst 58. üst tarafı 59. üzeri 60. yatma

askeri

01. istinatgah 02. rahat duruşu

hekimlik

01. tırnak 02. kalıntı 03. rest

iletişim

01. çatal kol

mera amenajmanı

01. dinlendirme

müzik

01. fasıla 02. durak işareti

teknik

01. dayama

tenis

01. ara

ticaret

01. hesap dönemi 02. ihtiyat akçesi

turizm

01. geri kalan 02. gerisi 03. mola

yerbilim

01. geriye kalan 02. sükunet

REST 1 = [rest] noun
1 dinlenme, istirahat * eşanlamlı : relaxation, repose
İngilizce örnek : She is having a rest in her bedroom.
Türkçe çevirisi : Yatak odasında dinleniyor.
İngilizce örnek : You'll feel better after a rest.
Türkçe çevirisi : Bir istiharatten sonra kendini daha iyi hissedeceksin.
2 rahat, huzur * eşanlamlı : ease, quiet
3 hareketsizlik, durma * eşanlamlı : inactivity, immobility, standstill, inertia
4 müz. durak * eşanlamlı : pause
¤ verb
1 dinlenmek; dinlendirmek * eşanlamlı : relax, lounge
İngilizce örnek : Don't disturb your father - she's resting.
Türkçe çevirisi : Babanı rahatsız etme – dinleniyor.
İngilizce örnek : Why don't you lie down and rest if you’re tired?
Türkçe çevirisi : Yorgunsan yatsana. (Yorgunsan neden yatmıyorsun?)
İngilizce örnek : Sit down and rest your tired feet.
Türkçe çevirisi : Otur da ayaklarını dinlendir.
2 dayanmak, yaslanmak * eşanlamlı : lean, lie, recline, hang
İngilizce örnek : She rested her head on his shoulder.
Türkçe çevirisi : Başını onun omuzuna yasladı.
3 dayamak, yaslamak
İngilizce örnek : He rested his rifle against the wall.
Türkçe çevirisi : Tüfeğini duvara rastladı.

REST 2 = [rest] noun
1 arta kalan, artık * eşanlamlı : remains, remainder, residue, surplus, excess
İngilizce örnek : I'll be on holiday for the rest of the month.
Türkçe çevirisi : Ayın geri kalan süresi boyunca tatilde olacağım.
İngilizce örnek : I have no engagements for the rest of the day.
Türkçe çevirisi : Günün kalan kısmı için yapmam gereken bir şey yok.
2 diğerleri, ötekiler

1: 0 ms