• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

rest

Türkçe - İngilizce

hekimlik

iskambil

REST = (rest nedir; rest ne demek; rest İngilizcesi) 1. Pokerde, bir oyuncunun önündeki paranın tümü. 2. Karşı çıkış.

rest = artık [eski terim - öz Türkçe]

rest = dinlenme [eski terim - öz Türkçe]

rest = kalıntı [eski terim - öz Türkçe]

REST nasıl okunur, okunuşu /rest/ isim

rest

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 626

iletişim

mera amenajmanı

teknik

tenis

REST 1 = [rest] noun
1 dinlenme, istirahat * eşanlamlı : relaxation, repose
İngilizce örnek : She is having a rest in her bedroom.
Türkçe çevirisi : Yatak odasında dinleniyor.
İngilizce örnek : You'll feel better after a rest.
Türkçe çevirisi : Bir istiharatten sonra kendini daha iyi hissedeceksin.
2 rahat, huzur * eşanlamlı : ease, quiet
3 hareketsizlik, durma * eşanlamlı : inactivity, immobility, standstill, inertia
4 müz. durak * eşanlamlı : pause
¤ verb
1 dinlenmek; dinlendirmek * eşanlamlı : relax, lounge
İngilizce örnek : Don't disturb your father - she's resting.
Türkçe çevirisi : Babanı rahatsız etme – dinleniyor.
İngilizce örnek : Why don't you lie down and rest if you’re tired?
Türkçe çevirisi : Yorgunsan yatsana. (Yorgunsan neden yatmıyorsun?)
İngilizce örnek : Sit down and rest your tired feet.
Türkçe çevirisi : Otur da ayaklarını dinlendir.
2 dayanmak, yaslanmak * eşanlamlı : lean, lie, recline, hang
İngilizce örnek : She rested her head on his shoulder.
Türkçe çevirisi : Başını onun omuzuna yasladı.
3 dayamak, yaslamak
İngilizce örnek : He rested his rifle against the wall.
Türkçe çevirisi : Tüfeğini duvara rastladı.

REST 2 = [rest] noun
1 arta kalan, artık * eşanlamlı : remains, remainder, residue, surplus, excess
İngilizce örnek : I'll be on holiday for the rest of the month.
Türkçe çevirisi : Ayın geri kalan süresi boyunca tatilde olacağım.
İngilizce örnek : I have no engagements for the rest of the day.
Türkçe çevirisi : Günün kalan kısmı için yapmam gereken bir şey yok.
2 diğerleri, ötekiler

1: 1 ms