• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

record

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 915

RECORD 1 = ['reko: d] noun
1 kayıt * eşanlamlı : register, log, document; annals
İngilizce örnek : All the company's records are on computer.
Türkçe çevirisi : Şirketin bütün kayıtları bilgisayarda.
2 tutanak
3 sicil
İngilizce örnek : You won't be allowed into the country if you have a criminal record.
Türkçe çevirisi : Sabıkanız (suç siciliniz) varsa ükeye sokulmazsınız.
İngilizce örnek : Her parents were proud of her good school record.
Türkçe çevirisi : Anne babası onun iyi okul sicili ile gurur duyuyordu.
4 rekor * eşanlamlı : top, first; highest attainment
İngilizce örnek : He holds the record for the 100 metres breaststroke.
Türkçe çevirisi : 100 metre kurbağalamada rekoru var.
İngilizce örnek : Helen holds the world record for long distance cycling.
Türkçe çevirisi : Helen, uzun mesafe bisiklet yarışında dünya rekorunu elinde tutuyor.
İngilizce örnek : The athlete broke the record for the 1000 metres.
Türkçe çevirisi : Atlet 1000 metre rekorunu kırdı.
5 plak * eşanlamlı : recording, disc, album
İngilizce örnek : Their new record was in the top ten.
Türkçe çevirisi : Onların yeni plağı (listelerde) ilk onda idi.
* record player = pikap, plakçalar

RECORD 2 = [ri'ko: d] verb
1 yazmak, kaydetmek, deftere kaydetmek * eşanlamlı : write, register, enter, note, log
İngilizce örnek : He recorded everything in his diary.
Türkçe çevirisi : Günlüğüne her şeyi yazdı.
2 (görüntü, ses) almak, kayıt yapmak, banda almak * eşanlamlı : tape
İngilizce örnek : The band was recorded live in concert.
Türkçe çevirisi : Orkestranın konserde canlı kaydı yapıldı.
İngilizce örnek : A photographer was at the scene to record the ceremony.
Türkçe çevirisi : Töreni kaydetmek için olay yerinde bir fotoğrafçı vardı.

RECORD = record nedir; record ne demek; record Türkçesi; record nasıl okunur, okunuşu /'reko:d/ sıfat

RECORD = record nedir; record ne demek; record Türkçesi; record nasıl okunur, okunuşu /ri'ko:d/ eylem

1: 0 ms