• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

read

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 462

ana kullanım 1

01. okumak 02. anlamak 03. sökmek 04. çözmek 05. öğrenim görmek 06. tahsil etmek 07. kavramak 08. anlam vermek 09. yorumlamak 10. anlam çıkarmak 11. bir dalda okumak 12. hazırlanmak 13. içini okumak 14. içyüzünü anlamak 15. kıraat etmek 16. konferans vermek 17. mütalaa etmek 18. tabir etmek 19. anlamına gelmek 20. bakıp anlamak 21. bakmak 22. -den anlam çıkarmak 23. devretmek 24. eğitimini görmek 25. göstermek 26. okuluna gitmek 27. okunmak

ana kullanım 2

01. okuma 02. okuyuş 03. okunacak şey 04. aydın 05. bilgili 06. okumuş 07. okunan

baskı

01. düzeltmek 02. tashih etmek 03. tashih yapmak

bilişim

01. oku 02. okundu 03. okunmuş

havacılık

01. işaret etmek

politika

01. sunmak

teknik

01. belirtmek

READ = [ri: d] verb
read [red]
1 okumak
İngilizce örnek : She is reading a magazine.
Türkçe çevirisi : Bir dergi okuyor.
İngilizce örnek : I read because I like reading.
Türkçe çevirisi : Okuyorum çünkü okumayı seviyorum.
İngilizce örnek : He read the book from beginning to end.
Türkçe çevirisi : Kitabı baştan sona okudu.
İngilizce örnek : I can't read it because I've lost my glasses.
Türkçe çevirisi : Onu okuyamam çünkü gözlüğümü kaybettim.
İngilizce örnek : Did you read the article about the scandal in yesterday's paper?
Türkçe çevirisi : Dünkü gazetede skandal hakkındaki yazıyı okudun mu?
İngilizce örnek : She's only four years old, so she can't read yet.
Türkçe çevirisi : Daha beş yaşında, bu yüzden henüz okuyamaz (okuma bilmiyor).
2 (termometre, vb) göstermek
İngilizce örnek : The thermometer reads 32 degrees now.
Türkçe çevirisi : Termometre şimdi 32’yi gösteriyor.
* read between the lines = kapalı anlamını bulmak

READ = nasıl okunur, okunuşu /ri:d/ eylem [past tense : read, past participle : read, -ing : reading]

1: 0 ms