• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

rank

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 2515

ana kullanım 1

01. sıraya koymak 02. sıralamak 03. dizmek 04. düzene koymak 05. saymak 06. addetmek 07. sayılmak 08. gelmek 09. yer almak 10. belli bir yeri ya da rütbesi olmak 11. en yüksek derece ya da rütbede olmak 12. rütbe vermek 13. derecelendirmek 14. düzenlemek 15. katmak 16. oluşturmak 17. sıralanmak 18. yerleştirmek 19. dizilmek 20. rütbesi olmak 21. sıra olmak 22. yer vermek

ana kullanım 2

01. acı 02. derece 03. paye 04. sıra 05. dizi 06. sınıf 07. tabaka 08. yüksek konum 09. yüksek mevki 10. yüksek rütbe 11. rütbe 12. saf 13. aşama 14. durum 15. kademe 16. kaldıraç 17. koşun 18. makam 19. mertebe 20. mevki 21. pozisyon 22. sıralama 23. aşım 24. alası 25. düzey 26. kadir 27. kerte 28. pis kokulu 29. seviye 30. sosyal durum 31. statü

ana kullanım 3

01. sık ve yaygın 02. gür 03. bol 04. kötü 05. ekşi 06. keskin 07. acılaşmış 08. ağırlaşmış 09. bakımsız 10. göze batan 11. kesin 12. acımış 13. bereketli 14. bozulmuş 15. çok 16. çok kötü 17. çok verimli 18. ekşimiş 19. halis 20. iğrenç 21. kaba 22. kaba saba 23. kokmuş 24. kokuşmuş 25. mebzul 26. safi 27. şiddetli 28. tam 29. verimli

askeri

01. saf oluşturmak 02. asker safı 03. askeri mertebe

bilişim

01. düzey sırası

coğrafya

01. puan

eğitim

01. derece sırası

havacılık

01. rütbe almak

hukuk

01. zaman aşımına uğramış bir borç hususunda dava

inşaat

01. sıra numarası

tarım

01. bol yetişen 02. dolgun yetişen

toplumbilim

01. orunsal basamak

turizm

01. önem sırasına göre sınıflandırmak

yöntembilim

01. sıraca

RANK = [renk] noun
1 sıra, dizi * eşanlamlı : line, row, range, string, series
2 rütbe * eşanlamlı : position, standing, status, degree, level
İngilizce örnek : He recently was promoted to the rank of general.
Türkçe çevirisi : Geçenlerde general rütbesine terfi oldu.
İngilizce örnek : She is now called a lady because of her high rank.
Türkçe çevirisi : Yüksek rütbesi nedeni ile şimdi ona hanımefendi deniyor.
3 sınıf, tabaka * eşanlamlı : class, grade, stratum
¤ verb
1 sıralamak, dizmek * eşanlamlı : line up, arrange, range, classify, order, sort
2 yer almak, sayılmak

1: 0 ms