• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

race

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 1232

ana kullanım 1

01. yarışmak 02. çok hızlı gitmek 03. çok hızlı götürmek 04. yetiştirmek 05. yarışa sokmak 06. yarıştırmak 07. fazla hızlı çalışmak 08. çıkarmak 09. çok hızlı çalışmak 10. hızla geçirmek 11. hızlı akmak 12. hızlı sürmek 13. koşmak 14. koşuya sokmak 15. yarış etmek 16. acele ile yapmak 17. ambale etmek 18. hızlı işlemek 19. kosturmak 20. koşturmak 21. pek hızlı gitmek 22. pek hızlı işlemek 23. pek hızlı işletmek 24. var gücüyle koşmak 25. yarış ettirmek 26. yarışa girmek

ana kullanım 2

01. yarış 02. su akıntısı 03. yuva 04. yatak 05. ırk 06. soy 07. aile 08. akıntı 09. anasoy 10. büyük çaba 11. cereyan 12. çeşni 13. cins 14. döl 15. güçlü akıntı 16. halk 17. kast 18. koşu 19. nesil 20. özel tat 21. yaşam süresi 22. akış 23. at yarışı 24. familya 25. hayat 26. hayat süresi 27. hızlı su akışı 28. kanal 29. mücadele 30. nehir yatağı 31. oluk 32. ömür 33. sınıf 34. su yatağı 35. tür

denizcilik

01. pervanenin seyirdim yapması

havacılık

01. koşu yarışmak 02. motor devrini yükseltmek 03. uçuş yarışı

hayvanbilim

01. aile 02. familya

oto

01. bilezik 02. boşta yüksek devir çevirme 03. yarışma 04. bilyeli yatak

ruhbilim

01. ırk

spor

01. müsabaka

tarım

01. müsabaka

teknik

01. fazla hızlı işletmek 02. rulman bileziği 03. rulman içi 04. yatak bileziği

toplumbilim

01. ırk

RACE = [reys] noun
1 yarış * eşanlamlı : competition, contest, marathon
İngilizce örnek : He came first in the race.
Türkçe çevirisi : Yarışta birinci geldi.
İngilizce örnek : Tom won the race and Robert was runner-up.
Türkçe çevirisi : Tom yarışı kazandı ve Robert da ikinci geldi.
İngilizce örnek : He was exhausted at the end of the race.
Türkçe çevirisi : Yarışın sonunda bitkindi.
2 su akıntısı * eşanlamlı : stream, flow, course
3 ırk, soy * eşanlamlı : family, nation, tribe, kind, breed, descend, lineage, ancestry
İngilizce örnek : Many races live in America.
Türkçe çevirisi : Afrika’da birçok ırk yaşar.
* the races = at yarışı
¤ verb
yarışmak; çok hızlı gitmek * eşanlamlı : compete, contend; run, dash, speed, hurry, rush
İngilizce örnek : I raced to catch the train.
Türkçe çevirisi : Treni yakalamak için hızla gittim.
İngilizce örnek : The horse raced downhill.
Türkçe çevirisi : At, yokuş aşağı hızla gitti.
* the human race = insan nesli

1: 0 ms