• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

puff

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 19945

ana kullanım 1

01. üflemek 02. püflemek 03. içmek 04. soluk soluğa kalmak 05. solumak 06. aşırı övmek 07. fosurdamak 08. fosurdatmak 09. göklere çıkarmak 10. küfür küfür esmek 11. oflamak 12. pofurdamak 13. puflamak 14. sigara içmek 15. şişmek 16. tellendirmek 17. üfleyip püflemek 18. üfürmek 19. aşırı derecede övmek 20. çıkarmak 21. çıkmak 22. kabarmak 23. kabartmak 24. lüle lüle yapmak 25. öve öve bitirememek 26. övmek 27. püfür püfür esmek 28. şişirmek 29. soluğu tükenmek 30. soluğunu kesmek 31. tüttürmek

ana kullanım 2

01. üfleme 02. üfürük 03. esinti 04. soluk 05. nefes 06. kumaş kabarıklığı 07. abartmalı reklam 08. fırt 09. pudra ponponu 10. püf 11. şişirilmiş övgü 12. abartılı reklam 13. abartmalı övgü 14. aşırı övgü 15. bukle 16. içim 17. kabarıklık 18. kabartı 19. lüle 20. pudra pomponu 21. puf 22. saç lülesi 23. şişirme 24. şişlik 25. şişme

basın

01. ticari reklam yazısı 02. yazılara gizlenen ilancılık

cam

01. süflaj

eczacılık

01. puf

elektrik

01. pikofarad anlamında

hekimlik

01. kısa süreli üfleme 02. puf

iş dünyası

01. fırt 02. abartalı ilan 03. reklam 04. övgü 05. övgü yazısı 06. çok övmek

mutfak

01. pufböreği 02. reçelli pufböreği 03. kremalı pufböreği

teknik

01. gaz salma

tekstil

01. büzgülü yer 02. kabarık yer

PUFF = [paf] noun
1 üfleme, üfürük
İngilizce örnek : He blew little puffs of smoke out of his cigarette into my face.
Türkçe çevirisi : Sigarasından yüzüme küçük duman üfürükleri üfledi.
2 (sigara) fırt
İngilizce örnek : He took a puff on his cigarette.
Türkçe çevirisi : Sigarasından bir fırt aldı.
3 esinti
4 soluk, nefes
¤ verb
1 üflemek, püflemek
İngilizce örnek : He puffed and panted as he was climbing up the steep hill.
Türkçe çevirisi : Dik yokuşu çıkarken oflayıp pufladı.
2 (sigara, vb.) içmek, tüttürmek
İngilizce örnek : He puffed at his pipe angrily.
Türkçe çevirisi : Kızgın bir şekilde sigarasını tüttürdü.
3 (buhar, duman, vb) çıkarmak

1: 0 ms