• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

proof

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 1966

geometri

havacılık

inşaat

matematik

PROOF = [pru: f] noun
1 kanıt, delil * eşanlamlı : evidence, testimony, confirmation, demonstration
İngilizce örnek : I strongly believe that she committed the murder but of course I need proof.
Türkçe çevirisi : Onun cinayeti işlediğine güçlü bir şekilde inanıyorum ama tabii ki kanıta ihtiyacım var.
2 deneme, sınama * eşanlamlı : trial, test, assay
3 içkinin alkol derecesinin ölçüsü
4 prova
¤ adjective
-e dayanıklı, geçirmez, işlemez
İngilizce örnek : The building is proof against earthquake.
Türkçe çevirisi : Bina depreme karşı dayanıklıdır.

PROOF = nasıl okunur, okunuşu /pru:f/ isim

1: 0 ms