• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

print

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 2615

ana kullanım 1

01. basmak 02. matbaada basmak 03. tabetmek 04. bastırmak 05. yayınlatmak 06. damgalamak 07. klişeden basılmış resim çıkarmak 08. derin etki bırakmak 09. damga vurmak 10. matbaa harfleriyle yazı yazmak 11. baskı halinde olmak 12. çıkmak 13. desen yapmak 14. fotoğraf basmak 15. kitap harfleriyle yazmak 16. klişeden kâğıda geçirmek 17. matbaa harfleri ile yazı yazmak 18. tab etmek 19. yayınlamak 20. desen basmak 21. nakşetmek

ana kullanım 2

01. iz 02. tabı 03. bası 04. baskı 05. damga 06. kalıp 07. basılmış yazı 08. matbua 09. emprime 10. basma kumaş 11. basılı resim 12. basılı eser 13. basılı kitap 14. dizili 15. estamp 16. leke 17. litografi 18. tab 19. tab etme 20. ayak ya da parmak izi 21. basma 22. basma resim 23. dergi 24. gazete 25. ıstampa 26. italik 27. resim

basın

01. matbu

baskı

01. basılmak

bilişim

01. çıktı almak 02. döküm alma 03. kâğıda dök 04. yazdıracak 05. yazdırılsın mı 06. yazdırmak 07. yazıcıdan çıktı almak 08. yazıcıdan dökmek 09. yazlak 10. yazmak

dilbilim

01. basım harfleri

fotoğraf

01. klişeden basılmış resim

havacılık

01. çıkarmak 02. kopye

inşaat

01. ozalit

iş dünyası

01. yayımlamak 02. negatiften resim çıkarmak 03. kopya 04. nüsha

medya

01. kopya etmek

mimarlık

01. gravür

sinema

01. eşlem

teknik

01. basım 02. tâb 03. tabetme 04. matbaa harfi ile yazmak 05. yazdır

tekstil

01. kumaşa desen yapmak 02. emp

PRINT = [print] verb
basmak, matbaada basmak, yayımlamak * eşanlamlı : impress, imprint, publish, issue
İngilizce örnek : Our weekly paper prints only local news.
Türkçe çevirisi : Haftalık gazetemiz sadece yerel haberleri yayımlar.
İngilizce örnek : The dictionary was printed in Turkey.
Türkçe çevirisi : Sözlük Türkiye’de basıldı.
¤ noun
1 yazı, basılı harflar
İngilizce örnek : This print is too small for me to read without glasses.
Türkçe çevirisi : Bu yazı, gözlüksüz okuyamayacağım kadar küçük.
2 iz * eşanlamlı : mark, sign
İngilizce örnek : Did the robber leave any prints?
Türkçe çevirisi : Soyguncu herhangi bir iz bırakmış mı?
3 (resim, fotoğraf) baskı
* in print = basılı
* out of print = baskısı tükenmiş
İngilizce örnek : We do not have the book in stock. It is out of print.
Türkçe çevirisi : Kitap stoğumuzda yok. Onun baskısı tükenmiş.
İngilizce örnek : We have no more copies of that dictionary; it's out of print.
Türkçe çevirisi : Bizde o sözlükten artık yok; onun baskısı tükendi.

1: 0 ms