• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

power

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 161

ana kullanım

hukuk

madencilik

teknik

POWER = ['pauı] noun
1 kuvvet, güç; yetki * eşanlamlı : strength, force, intensity, competence, capacity, potency * karşıtanlamlı : weakness
İngilizce örnek : You have no power to expel us.
Türkçe çevirisi : Bizi dışarı atmaya yetkiniz yok.
İngilizce örnek : A supervisor generally does not have the power to hire or fire employees or to promote them.
Türkçe çevirisi : Genelde müfettişin işe eleman alma veya işten eleman çıkarma ya da onları terfi ettirme yetkisi yoktur.
2 enerji * eşanlamlı : energy, vigour
İngilizce örnek : Electrical power can be transformed into mechanical power.
Türkçe çevirisi : Elektrik enerjisi mekanik enerjiye dönüştürülebilir.
İngilizce örnek : Power loss can make the data corrupt.
Türkçe çevirisi : Elektrik kesintisi veri bozulmasına yol açabilir.
İngilizce örnek : There were power cuts again during the night.
Türkçe çevirisi : Geceleyin yine elektrik kesintisi oldu.
İngilizce örnek : The hail and ice storms in the town left many homes without power.
Türkçe çevirisi : Şehirdeki dolu ve buz fırtınaları birçok evi elektriksiz bıraktı.
3 etki, nüfuz, sözü geçerlik * eşanlamlı : domination, authority, influence, supremacy
İngilizce örnek : The mayor's action is an abuse of power.
Türkçe çevirisi : Belediye başkanının hareketi, yetkiyi kötüye kullanmadır.
4 yetenek * eşanlamlı : ability, capability * karşıtanlamlı : inability
5 iktidar; devlet
İngilizce örnek : The party has been in power for five years.
Türkçe çevirisi : Parti beş yıldır iktidarda.
İngilizce örnek : People in power sometimes believe they are above the law.
Türkçe çevirisi : İktidardaki insanlar bazen kendilerini yasanın üstünde görürler.
6 mat. kuvvet, üst
* power plant = AE. elektrik santralı
* power station = BE. elektrik santralı
İngilizce örnek : A big new power station has been built there.
Türkçe çevirisi : Oraya yeni, büyük bir elektrik santralı yapıldı.

1: 0 ms