• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

parlak

Türkçe - İngilizce

ana kullanım

inşaat

iş dünyası

sıfat / adjective – art

sıfat / adjective – astronomy

tekstil

PARLAK = (parlak nedir; parlak ne demek; parlak İngilizcesi) 1. Parlayan, ışıldayan: «Siyah, çıplak dallarda henüz kuruyamayan su damlaları parlak, mavi birer boncuk gibi parlıyordu.» -H. E. Adıvar. 2. Temiz ve ışıklı: «Sabahleyin gökyüzü parlak, ufuk açıktı / Güneşli bir havada yaylımız yola çıktı» -F. N. Çamlıbel. 3. mec. Göze çarpacak kadar başarılı: «Birinci İnönü Harbini parlak bir zaferle kazandık.» -A. Gündüz. 4. kaba Yüzü güzel (oğlan).

PARLAK = (parlak nedir; parlak ne demek; parlak İngilizcesi) Gelin ayakkabısı.

parlak = cilalı [öz Türkçe - eski terim]

parlak = mücella [öz Türkçe - eski terim]

parlak = âbdâr [Türkçe - Osmanlıca]

parlak = dirahşân [Türkçe - Osmanlıca]

parlak = fürûzân [Türkçe - Osmanlıca]

parlak = garrâ [Türkçe - Osmanlıca]

parlak = münevver [Türkçe - Osmanlıca]

parlak = rahşan [Türkçe - Osmanlıca]

parlak = şa'şa'adâr [Türkçe - Osmanlıca]

parlak = şu'lever [Türkçe - Osmanlıca]

parlak = tâbân [Türkçe - Osmanlıca]

parlak = tâbdar [Türkçe - Osmanlıca]

parlak = tâbende [Türkçe - Osmanlıca]

parlak = tâbnâk [Türkçe - Osmanlıca]

1: 0 ms