• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

oyuk

Türkçe - İngilizce

anatomi / anatomy

bitkibilim

buz hokeyi

eski söz / sıfat

fizik

isim / noun

isim / noun – architecture

metalbilim

mimarlık

mineral

ormancılık

ses mühendisliği

sıfat / adjective

sıfat / adjective – archaic

yerbilim

OYUK = (oyuk nedir; oyuk ne demek; oyuk İngilizcesi) 1. Bostan korkuluğu. 2. Korku: Bu adamda çok oyuk var.

OYUK = (oyuk nedir; oyuk ne demek; oyuk İngilizcesi) 1. İnsan veya hayvan şeklini andırır korkuluk. 2. Yol göstermeğe yarayan taş ve benzeri alâmet.

OYUK = (oyuk nedir; oyuk ne demek; oyuk İngilizcesi) 1. Mağara. 2. Dağların üstünden geçen yolları belirten imler, sivri taşlar. 3. Kuytu yer. 4. Küçük taşlardan oluşan küme: Bağın yarısını oyuk kaplıyor.

OYUK = (oyuk nedir; oyuk ne demek; oyuk İngilizcesi) 1. Metal yüzeylerinin, tuzlu sularda çok şiddetli titreşimler sonucu oluşan mekanik hasarı. 2. Toplam basıncın azalması sonucunda sıvıda yerel çukurların oluşması ve bu çukurların çökmesi sonucu oluşan itici basınçla komşu katı yüzeylerinde gözlenen mekanik hasar.

OYUK = (oyuk nedir; oyuk ne demek; oyuk İngilizcesi) Bir şeyin yapılmasını önlemek için yapılan yıldırma gösterisi.

OYUK = (oyuk nedir; oyuk ne demek; oyuk İngilizcesi) Bostan korkuluğu.

OYUK = (oyuk nedir; oyuk ne demek; oyuk İngilizcesi) Kullanım kolaylığı veya güzel bir görünüm sağlamak amacıyla gitarın gövdesi üzerinde oyulmuş bölümler.

OYUK = (oyuk nedir; oyuk ne demek; oyuk İngilizcesi) Oyulmuş, içi boş ve çukur olan yer: «Birbirine karışmış nal oyuklarından gündüz beş on kişilik bir devriyenin geçip gittiği anlaşılıyordu.» -F. R. Atay.

OYUK = (oyuk nedir; oyuk ne demek; oyuk İngilizcesi) Sevinç, mutluluk.

OYUK = (oyuk nedir; oyuk ne demek; oyuk İngilizcesi) Şaşkın, ahmak.

oyuk = antrum [öz Türkçe - eski terim]

oyuk = kavern [öz Türkçe - eski terim]

oyuk = kavite [öz Türkçe - eski terim]

oyuk = niş [öz Türkçe - eski terim]

oyuk = hufre [Türkçe - Osmanlıca]

1: 0 ms