• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

oynatmak

Türkçe - İngilizce

OYNATMAK = (oynatmak nedir; oynatmak ne demek; oynatmak İngilizcesi) 1. Oynamasını sağlamak: «Bir curcuna havası söyledi ve salondakilerin hepsini oynattı.» -P. Safa. 2. Kımıldamasına yol açmak: «Elindeki kamçıyı oynatarak güneş altında yanan ovalarda gözlerini gezdirdi.» -M. Ş. Esendal. 3. (nsz) Herhangi bir canlıya istenilen hareketleri yaptırmak: Ayı oynatmak. 4. (nsz) Bir araç, gereç kullanmak: «Akıllı bir adam mermer üzerinde keser oynatır mı?» -Ö. Seyfettin. 5. (nsz) Aklını yitirmek: «Sizinle iki gün daha çalışsam aklımı oynatabilirim.» -F. R. Atay. 6. mec. Korkutmak, heyecanlandırmak: Yüreğimi oynattın. 7. mec. Herhangi bir ödevi yerine getirmeyerek karşı tarafı düzenle oyalamak: Borçlu alacaklıyı iki aydır oynatıyor. 8. (nsz) tiy. Sahneye koymak: «Bu ramazan geceleri Karagöz oynatacağız.» -H. E. Adıvar.

OYNATMAK = (oynatmak nedir; oynatmak ne demek; oynatmak İngilizcesi) Sara hastalığına tutulmak.

OYNATMAK = (oynatmak nedir; oynatmak ne demek; oynatmak İngilizcesi) Sinema Bir filmin izleyicilere gösterilmesi işi.

1: 0 ms