• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

open

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 381

ana kullanım 2

baskı

denizcilik

elektrik

hekimlik

OPEN = [oupın] adjective
1 açık * eşanlamlı : unclosed, unlocked, unsealed, accessible; free, unrestricted, available, exposed; plain, obvious, evident, maniffest, apparent, visible * karşıtanlamlı : shut, closed; restricted; hidden
İngilizce örnek : The door is open.
Türkçe çevirisi : Kapı açık.
İngilizce örnek : Please don't leave that fridge door open!
Türkçe çevirisi : Lütfen o buzdolabının kapısını açık bırakma!
İngilizce örnek : We are open from Monday to Friday.
Türkçe çevirisi : Pazartesiden cumaya kadar açığız.
2 çözümlenmemiş, askıda * eşanlamlı : unresolved, undecided, unsettled, debatable * karşıtanlamlı : settled
3 ödenmemiş * eşanlamlı : unpaid
4 samimi, açık yürekli * eşanlamlı : frank, candid, sincere; honest * karşıtanlamlı : secretive
İngilizce örnek : She was very open with us about her plans.
Türkçe çevirisi : Planları konusunda bizimle çok samimi idi.
5 hizmete açık, yeri doldurulmamış, açık * eşanlamlı : unoccupied, vacant
İngilizce örnek : This job is open only to university graduates.
Türkçe çevirisi : Bu iş, sadece üniversite mezunlarına açıktır.
¤ verb
1 açmak * eşanlamlı : begin, start, inaugurate, commence; reveal, disclose, exhibit; unfasten, unlock, unwrap, uncover, expose; expand, spread * karşıtanlamlı : end, finish; hide; close
İngilizce örnek : Open the window.
Türkçe çevirisi : Pencereyi aç.
İngilizce örnek : He didn't open the door.
Türkçe çevirisi : Kapıyı açmadı.
İngilizce örnek : He didn't open the window.
Türkçe çevirisi : Pencereyi açmadı.
İngilizce örnek : She opened a bottle of champagne.
Türkçe çevirisi : Bir şişe şampanya açtı.
İngilizce örnek : She opened the box to see her present.
Türkçe çevirisi : Hediyesini görmek için kutuyu açtı.
İngilizce örnek : Why did you open my letter?
Türkçe çevirisi : Neden mektubumu açtın?
2 açılmak
İngilizce örnek : The bank opens at 9 o'clock.
Türkçe çevirisi : Banka saat dokuzda açılır.
İngilizce örnek : The Eiffel Tower opened in 1889.
Türkçe çevirisi : Eyfel kulesi 1889’da açıldı.
İngilizce örnek : These flowers open in early summer.
Türkçe çevirisi : Bu çiçekler yazın başında açılır.
* open out = 1 açmak, sermek
2 gelişmek

1: 0 ms