• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

occasion

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 1581

ana kullanım 1

01. fırsat yaratmak 02. neden olmak 03. sebep olmak 04. vesile olmak 05. yaratmak 06. çıkarmak 07. -e neden olmak 08. yol açmak

ana kullanım 2

01. fırsat 02. münasebet 03. vesile 04. özel olay 05. önemli gün 06. neden 07. uygun zaman 08. sıra 09. durum 10. hal 11. gerek 12. lüzum 13. ihtiyaç 14. icap 15. elverişli durum 16. gereklilik 17. meydan 18. önemli durum 19. sebep 20. sefer 21. düşüş 22. mahal 23. münasip zaman 24. olay 25. ortam 26. özel durum 27. vaziyet

medya

01. dinleme sıklığı 02. izleme sıklığı

toplumbilim

01. nedence

yöntembilim

01. nedence

OCCASION = [ı'keyjın] noun
1 fırsat * eşanlamlı : opportunity, chance
İngilizce örnek : I had no occasion to speak to my doctor.
Türkçe çevirisi : Doktorumla konuşma fırsatım olmadı.
2 münasebet, vesile * eşanlamlı : time, occurrence
İngilizce örnek : Feast of the Sacrifice is an occasion to see relatives and friends.
Türkçe çevirisi : Kurban Bayramı akraba ve arkadaşları (eşi dostu) görmek için bir fırsattır.
İngilizce örnek : On this occasion I would like to express my thanks.
Türkçe çevirisi : Bu vesile ile teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.
3 neden * eşanlamlı : reason, cause, motive
4 önemli gün, olay * eşanlamlı : affair, event
* on occasion = ara sıra, arada bir
İngilizce örnek : I usually read at night; I watch television only on occasion.
Türkçe çevirisi : Geceleri genellikle kitap okurum; ara sıra televizyon izlerim.
İngilizce örnek : Our marketing director is extremely rude on occasion.
Türkçe çevirisi : Pazarlama müdürümüz ara sıra son derece kabadır.
* on several occasion = birkaç kere
İngilizce örnek : The nurse visited the patient's home on several occasions.
Türkçe çevirisi : Hemşire hastanın evini birkaç kere ziyaret etti.
* on the occasion of = münasebetiyle, dolayısıyla

1: 0 ms