• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

nice

Türkçe - İngilizce

sıklık sırası: 2790

nice

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 2983

ana kullanım

01. güzel 02. sevimli 03. tatlı 04. hoş 05. şirin 06. iyi 07. düşünceli 08. kibar 09. ince 10. duyarlı 11. nazik 12. kötü 13. nahoş 14. yanlış 15. cazip 16. cici 17. dürüst 18. hor 19. latif 20. nazenin 21. saygılı 22. uygunsuz 23. vicdanlı 24. yakışıksız 25. yersiz 26. berbat 27. dakik 28. güç 29. güçbeğenir 30. hassas 31. kıyak 32. mükemmel 33. nefis 34. titiz 35. yahşi

argo

01. kıyak

coğrafya

01. nis

NICE = [nays] adjective
1 hoş, sevimli, güzel * eşanlamlı : pleasant, enjoyable, delightful, charming, pleasing * karşıtanlamlı : unpleasant, nasty
İngilizce örnek : You look nice in that dress.
Türkçe çevirisi : O elbiseyle güzel görünüyorsun.
İngilizce örnek : I need a nice holiday..
Türkçe çevirisi : İyi bir tatile ihtiyacım var.
İngilizce örnek : We had a nice time last night.
Türkçe çevirisi : Dün gece iyi vakit geçirdik.
İngilizce örnek : The song is nice.
Türkçe çevirisi : Şarkı güzel.
İngilizce örnek : Have a nice day.
Türkçe çevirisi : İyi günler.
2 nefis, iyi * eşanlamlı : fine, delicate
İngilizce örnek : The chicken looks nice.
Türkçe çevirisi : Tavuk nefis görünüyor.
İngilizce örnek : A cup of coffee would be nice.
Türkçe çevirisi : Bir fincan kahve harika olurdu.
3 nazik, ince * eşanlamlı : kind, polite, cordial, friendly * karşıtanlamlı : unkind, thoughtless
İngilizce örnek : Next time, try to be nice to your colleagues.
Türkçe çevirisi : Bir dahaki sefere meslektaşlarına karşı nazik olmaya çalış.
* nice looking = çekici, güzel
İngilizce örnek : He is a nice-looking guy.
Türkçe çevirisi : O, yakışıklı bir herif.

1: 0 ms