• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

nerve

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 2452

NERVE = [nö: v] noun
1 sinir
2 kon. cesaret * eşanlamlı : courage, bravery, mettle, boldness
İngilizce örnek : She had the nerve to tell the teacher that he was wrong.
Türkçe çevirisi : Öğretmene hatalı olduğunu söylemeye cesaret etti.
* nerves = asap, kaygılanma, gerginlik
İngilizce örnek : He sipped a glass of whisky to calm his nerves.
Türkçe çevirisi : Gerginliğini yatıştırmak için bir kadeh viski yudumladı.
* get on sb's nerves = -in sinirine dokunmak
İngilizce örnek : You get on my nerves.
Türkçe çevirisi : Sinirime dokunuyorsun.
İngilizce örnek : She really got on my nerves with her silly questions.
Türkçe çevirisi : Aptalca sorularıyla gerçekten asabımı bozuyor.
İngilizce örnek : His silly questions got on my nerves.
Türkçe çevirisi : Aptalca soruları sinirimi bozdu.

NERVE = nasıl okunur, okunuşu /nö:v/ isim

1: 0 ms