• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

move

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 829

ana kullanım 1

madencilik

MOVE = [mu: v] verb
1 hareket ettirmek, kımıldatmak, oynatmak * eşanlamlı : push, shove, propel, drive, impel
İngilizce örnek : We tried to push the car up the hill, but we couldn't move it.
Türkçe çevirisi : Arabayı yokuş yukarı itmeye çalıştık, ama onu kımıldatamadık.
2 hareket etmek, kımıldamak, oynamak
İngilizce örnek : Don't move! Lie still!
Türkçe çevirisi : Hareket etme. Kıpırdamadan yat.
İngilizce örnek : Stay where you are and don't move.
Türkçe çevirisi : Olduğun yerde kal ve hareket etme.
3 taşımak * eşanlamlı : carry, transport, transfer
İngilizce örnek : I moved all the books onto the desk.
Türkçe çevirisi : Bütün kitapları sıranın üzerine taşıdım.
İngilizce örnek : I want to move this desk to the next room.
Türkçe çevirisi : Bu masayı bitişik odaya taşımak istiyorum.
4 taşınmak
İngilizce örnek : If I take the job I'll have to move to Ankara.
Türkçe çevirisi : İşi kabul edersem Ankara’ya taşınmam gerekecek.
İngilizce örnek : Next week I have to move out of my flat.
Türkçe çevirisi : Gelecek hafta dairemden taşınmak zorundayım.
İngilizce örnek : We lived in Ankara for ten years, then we moved to Istanbul.
Türkçe çevirisi : On yıl Ankarada yaşadık, daha sonra İstanbul’a taşındık.
5 duygulandırmak, etkilemek * eşanlamlı : affect, touch, impress, influence
İngilizce örnek : She was moved by his words.
Türkçe çevirisi : Onun sözlerinden etkilendi.
İngilizce örnek : The film moved us to tears.
Türkçe çevirisi : Film bizi duygulandırarak ağlattı.
¤ noun
1 hareket, kımıldama * eşanlamlı : movement, motion, action
İngilizce örnek : Tom had no idea of his next move.
Türkçe çevirisi : Tom’un, bir sonraki hareketinin ne olacağı konusunda bir fikri yoktu.
2 göç, taşınma * eşanlamlı : migration, relocation
İngilizce örnek : He came to help with our move into the new apartment.
Türkçe çevirisi : Yeni daireye taşınmamıza yardım için geldi.
3 (satranç) oynama sırası, hamle, el
İngilizce örnek : She took both his bishops in three moves.
Türkçe çevirisi : Üç hamlede fillerinin ikisini de aldı.
4 önlem
* move in = eve taşınmak
İngilizce örnek : He'll move in tomorrow.
Türkçe çevirisi : Eve yarın taşınacak.
* move off = uzaklaşmak, gitmek
* move out = evden taşınmak
İngilizce örnek : We are moving out in a week.
Türkçe çevirisi : Evden bir hafta sonra taşınacağız.

MOVE = nasıl okunur, okunuşu /mu:v/ eylem

1: 0 ms