• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

matter

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 352

MATTER = ['metı] noun
1 madde, cisim * eşanlamlı : material, substance
İngilizce örnek : All matter is composed of atoms.
Türkçe çevirisi : Bütün maddeler atomlardan oluşmuştur.
2 iş, sorun, konu, mesele * eşanlamlı : business, affair, concern, thing
İngilizce örnek : I will look into the matter.
Türkçe çevirisi : Meseleyi inceleyeceğim.
İngilizce örnek : The whole matter is being investigated by the police.
Türkçe çevirisi : Meselenin tümü polis tarafından araştırılıyor.
3 konu, içerik * eşanlamlı : subject, topic, issue
İngilizce örnek : We have some important matters to discuss.
Türkçe çevirisi : Tartışacak bazı önemli konularımız var.
4 aksilik, dert * eşanlamlı : trouble, problem, difficulty, worry
İngilizce örnek : Something is the matter with the engine – the car won’t start.
Türkçe çevirisi : Motorun bir arızası var – araba çalışmıyor.
5 cerahat, irin * eşanlamlı : discharge, secretion, pus
¤ verb
önemi olmak * eşanlamlı : signify, be important, carry weight
İngilizce örnek : I read that in some book or other; does it matter which it was?
Türkçe çevirisi : Bunu, bu ya da şu kitaptan okudum; hangisinden olduğunun bir önemi var mı?
* a matter of … = meselesi
İngilizce örnek : It's a matter of taste.
Türkçe çevirisi : (Bu bir) zevk meselesi.
İngilizce örnek : We'd like to move into a larger house, but it's a matter of money.
Türkçe çevirisi : Daha büyük bir eve taşınmak istiyoruz am bu bir para meselesi.
İngilizce örnek : I should like to invite them to stay with us, but it's a matter of room.
Türkçe çevirisi : Onları bizimle kalmaya davet etmek istiyorum, ama bu bir yeri olma meselesi.
* a matter of course = olağan bir şey, sıradan olay
* a matter of death = ölüm kalım meselesi
* as a matter of fact = aslında, işin doğrusu
İngilizce örnek : He knows much about hazel nuts. As a matter of fact, he lived in Giresun until I was 15 years old.
Türkçe çevirisi : Fındık hakkında çok şey biliyor. Aslında, 15 yaşıma kadar Giresun’da yaşadı.
İngilizce örnek : I don't feel well; as a matter of fact, I feel ill.
Türkçe çevirisi : Kendimi iyi hissetmiyorum; işin doğrusu, hastayım.
* It doesn't matter = Önemi yok.
İngilizce örnek : It doesn't matter what you think.
Türkçe çevirisi : Ne düşündüğünün önemi yok.
* no matter wh- (how) = … olursa olsun
İngilizce örnek : You'll get to the railway station, no matter which bus you take.
Türkçe çevirisi : Hangi otobüse binersen bin, tren istasyonuna varırsın.
İngilizce örnek : No matter how hard a person tries, he cannot be sure of succeeding.
Türkçe çevirisi : İnsan ne kadar çok çalışırsa çalışsın, başarıdan emin olamaz.
* printed matter = basılı yazı, matbua
* What's the matter? = Ne var? Ne oluyor?
İngilizce örnek : What is the matter with you today? You look terrible!
Türkçe çevirisi : Bugün neyin var? Berbat görünüyorsun.

MATTER = matter nedir; matter ne demek; matter Türkçesi; matter nasıl okunur, okunuşu /'mEtı/ isim

1: 0 ms