• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

love

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 323

LOVE = [lav] noun
1 aşk, sevgi, sevi * eşanlamlı : affection, fondness, tenderness, devotion, adoration, passion, liking * karşıtanlamlı : hatred, loathing
İngilizce örnek : Children need love.
Türkçe çevirisi : Çocukların sevgiye ihtiyacı vardır.
İngilizce örnek : How's your love life these days?
Türkçe çevirisi : Bugünlerde aşk hayatın nasıl?
İngilizce örnek : She got many love letters from him.
Türkçe çevirisi : Ondan birçok aşk mektupları aldı.
2 sevgili
3 BE. canım
İngilizce örnek : You look sad, love.
Türkçe çevirisi : Üzgün görünüyorsun, canım.
4 (tenis) sıfır
İngilizce örnek : The score now stands at twenty-love.
Türkçe çevirisi : Şu anda skor yirmi-sıfır.
¤ verb
sevmek * eşanlamlı : adore, worship, cherish, be fond of, desire, like, worship * karşıtanlamlı : hate, detest
İngilizce örnek : I love you.
Türkçe çevirisi : Seni seviyorum.
İngilizce örnek : She loves her boyfriend.
Türkçe çevirisi : Erkek arkadaşını seviyor.
İngilizce örnek : I love my mom and dad.
Türkçe çevirisi : Annemi ve babamı seviyorum.
İngilizce örnek : I love hazel nuts.
Türkçe çevirisi : Fındığı severim.
İngilizce örnek : I love Chinese food.
Türkçe çevirisi : Çin yemeğini severim.
* be in love with = -e âşık olmak
İngilizce örnek : Although I like him, I am not in love with him.
Türkçe çevirisi : Ondan hoşlanmama rağmen ona âşık değilim.
İngilizce örnek : Are you in love with that new secretary?
Türkçe çevirisi : Şu yeni sekretere âşık mısın?
İngilizce örnek : Dursun is in love with Fadime, but she isn't in love with him.
Türkçe çevirisi : Dursun Fadime’ye âşık, ama Fadime ona âşık değil.
* fall in love with = -e âşık olmak
İngilizce örnek : He fell in love with her at once.
Türkçe çevirisi : Ona hemen âşık oldu.
* love affair = aşk macerası
* make love (to) = sevişmek

LOVE nasıl okunur, okunuşu /lav/ isim

1: 0 ms