• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

loud

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 4216

ana kullanım

01. yüksek sesli 02. gürültülü 03. abartılı 04. cırtlak 05. yüksek sesle 06. alacalı bulacalı 07. cart 08. çiğ 09. çok parlak 10. göz kamaştırıcı 11. gözü rahatsız edici 12. patırtıl 13. yüksek 14. bağıra bağıra 15. cafcaflı 16. gösterişli 17. göz alıcı 18. gürültüyle 19. haykırtılı 20. hızlı 21. kaba 22. parlak 23. patırtılı

havacılık

01. yüksek seste

LOUD = [laud] adjective
1 yüksek sesli, gürültülü * eşanlamlı : noisy, thundering, blaring, ear-splitting, sonorous, piercing, clamorous, rowdy * karşıtanlamlı : quiet
İngilizce örnek : Loud music gives me a headache.
Türkçe çevirisi : Yüksek seste müzik bana baş ağrısı veriyor.
İngilizce örnek : He spoke in a loud voice.
Türkçe çevirisi : Yükses sesle konuştu.
İngilizce örnek : I was awakened by their loud talking.
Türkçe çevirisi : Gürültülü konuşmalarından uyandım.
İngilizce örnek : The loud thunderstorm frightened the dog.
Türkçe çevirisi : Gürültülü fırtına köpeği korkuttu.
2 cırtlak, çiğ, cafcaflı * eşanlamlı : garish, glaring, lurid, flashy, showy, ostentatious
¤ adverb
yüksek sesle
İngilizce örnek : Don't talk so loud.
Türkçe çevirisi : O kadar yüksek sesle konuşma.

1: 0 ms