• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

lift

Türkçe - İngilizce

ana kullanım

LİFT = (lift nedir; lift ne demek; lift İngilizcesi) İng. lift sp. Teniste topa arkadan öne veya yukarıdan aşağıya doğru vurma.

LIFT nasıl okunur, okunuşu /lift/ eylem

lift

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 4596

LIFT = [lift] verb
kaldırmak, yükseltmek * eşanlamlı : raise, elevate, hoist * karşıtanlamlı : drop
İngilizce örnek : Can you lift this case?
Türkçe çevirisi : Bu valızi kaldırabilir misin?
İngilizce örnek : I can't lift this table on my own.
Türkçe çevirisi : Bu masayı tek başıma kaldıramam.
İngilizce örnek : Don't lift that heavy sofa, you may hurt your back.
Türkçe çevirisi : O ağır kanepeyi kaldırma, belini incitebilirsin.
İngilizce örnek : The groom lifted the bride’s veil and kissed her.
Türkçe çevirisi : Damat gelinin duvağını kaldırdı ve onu öptü.
İngilizce örnek : We all lifted our glasses of rakı and said 'cheers!'.
Türkçe çevirisi : Rakı bardaklarımızı kaldırdık ve ‘şerefe’ dedik.
¤ noun
1 kaldırma, yükseltme
2 BE. asansör
İngilizce örnek : We went down in the lift.
Türkçe çevirisi : Asansörle aşağı indik.
İngilizce örnek : Take the lift and go up to the eleventh floor.
Türkçe çevirisi : Asansöre bin ve on birinci kata çık.
İngilizce örnek : The lift has broken down again.
Türkçe çevirisi : Asansör yine bozuldu.
* give sb a lift = arabasına almak, parasız götürmek
İngilizce örnek : I was late, so he gave me a lift to my office.
Türkçe çevirisi : Geç kalmıştım, bu yüzden (arabasıyla) beni büroma bıraktı.
İngilizce örnek : I'll offer to give her a lift if it rains.
Türkçe çevirisi : Yağmur yağarsa ona arabama almayı teklif edeceğim.
İngilizce örnek : Nick gave her a lift in his old sports car.
Türkçe çevirisi : Nick onu eski spor arabasına aldı.

1: 0 ms