• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

lean

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 6871

artistik patinaj

hekimlik

kazıbilim

mimarlık

yeme içme

LEAN = [li: n] verb
leaned ya da leant [lent] dayanmak, yaslanmak, eğilmek; dayamak, yaslamak * eşanlamlı : bend, slant, slope, tilt, incline; recline
İngilizce örnek : He leaned against a tree.
Türkçe çevirisi : Bir ağaca yaslandı.
İngilizce örnek : The man was leaning against his car.
Türkçe çevirisi : Adam sandalyesine yaslanıyordu.
İngilizce örnek : Please don't lean against the wall; it has just been painted.
Türkçe çevirisi : Lütfen duvara yaslanmayın, yeni boyandı.
İngilizce örnek : He leant his rifle against the wall.
Türkçe çevirisi : Tüfeğini duvara yasladı.
İngilizce örnek : He took the ladder and leant it against the wall.
Türkçe çevirisi : Merdiveni aldı ve duvara yasladı.
* lean out of = -den sarkmak
İngilizce örnek : Don't lean out of the window.
Türkçe çevirisi : Pencereden sarkmayın.
¤ adjective
1 çok zayıf, sıska * eşanlamlı : slim, slender, thin, skinny * karşıtanlamlı : fat
2 (et) yağsız
3 verimsiz, kıt * eşanlamlı : scanty, poor, barren, unproductive * karşıtanlamlı : rich

LEAN = nasıl okunur, okunuşu /li:n/ eylem [past tense : leant/leaned, past participle : leant/leaned, -ing : leaning]

1: 0 ms