• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

kolay

Türkçe - İngilizce

iş dünyası

matematik

sıfat / adjective

KOLAY = (kolay nedir; kolay ne demek; kolay İngilizcesi) 1. Sıkıntı çekmeden, yorulmadan yapılabilen, emeksiz, zahmetsiz, güç ve zor karşıtı: «Cebimde mevcut paradan bu kadar bir şey buna tahsis etmek pek kolaydı.» -H. Z. Uşaklıgil. 2. a. Kolaylık: İşin kolayını buldum. 3. zf. Kolayca, sıkıntısız bir biçimde, basitçe: «Yolu bulmak kolay oldu.» -Halikarnas Balıkçısı.

KOLAY = (kolay nedir; kolay ne demek; kolay İngilizcesi) Bulantı, iç bulantısı : Biraz daha söylersen içerim kolay olur.

KOLAY = (kolay nedir; kolay ne demek; kolay İngilizcesi) Zayıf.

kolay = basit [öz Türkçe - eski terim]

kolay = hafifi [öz Türkçe - eski terim]

kolay = külfetsiz [öz Türkçe - eski terim]

kolay = pratik [öz Türkçe - eski terim]

kolay = âsân [Türkçe - Osmanlıca]

kolay = basît [Türkçe - Osmanlıca]

kolay = sehl [Türkçe - Osmanlıca]

kolay = yesîr [Türkçe - Osmanlıca]

1: 0 ms