• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

know

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 150

ana kullanım 1

01. bilmek 02. tanımak 03. görmek 04. geçirmek 05. yaşamak 06. çekmek 07. agâh olmak 08. aklı ermek 09. anlamak 10. aşina olmak 11. bilgi sahibi olmak 12. fark etmek 13. haberi olmak 14. maruz kalmak 15. öğrenmek 16. seçmek 17. tecrübesi olmak 18. vâkıf olmak 19. ayırmak 20. ayırt etmek 21. başından geçmek 22. emin olmak 23. görüp geçirmek 24. haberdar olmak 25. ilişkisi olmak 26. tatmak 27. yatmış olmak

ana kullanım 2

01. bilgi 02. malumat

KNOW = [nou] verb
knew [nyu: ], known [noun] bilmek, tanımak * eşanlamlı : recognize, identify, be familiar with; understand, comprehend, perceive
İngilizce örnek : Do you know where the library is?
Türkçe çevirisi : Kütüphanenin nerede olduğunu biliyor musun?
İngilizce örnek : Does a cat know how to swim?
Türkçe çevirisi : Kediler yüzmeyi bilir mi?
İngilizce örnek : He doesn't know what he is talking about.
Türkçe çevirisi : Ne söylediğini bilmiyor.
İngilizce örnek : I don't know where he lives.
Türkçe çevirisi : Onun nerede yaşadığını bilmiyorum.
İngilizce örnek : I don't know where my bag is.
Türkçe çevirisi : Çantamın nerede olduğunu bilmiyorum.
İngilizce örnek : I really don't know where we are.
Türkçe çevirisi : Gerçekten nerede olduğumuzu bilmiyorum.
İngilizce örnek : We don't know very much about the deep oceans.
Türkçe çevirisi : Derin okyanuslar hakkında pek çok şey bilmiyoruz.
İngilizce örnek : Do you know him?
Türkçe çevirisi : Onu tanıyor musun?
İngilizce örnek : I don’t know that man.
Türkçe çevirisi : O adamı tanımıyorum.
İngilizce örnek : I've known him for years.
Türkçe çevirisi : Onu yıllardır tanıyorum.
* know of = -den haberi olmak, duymuş olmak, bilmek * eşanlamlı : realize, see, be aware
* you know = yani, demek istiyorum ki, biliyorsun

KNOW = nasıl okunur, okunuşu /nou/ eylem [past tense : knew, past participle : known, -ing : knowing]

1: 0 ms