• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

kazanç

Türkçe - İngilizce

bilişim

biyokimya

konuşma dili

KAZANÇ = (kazanç nedir; kazanç ne demek; kazanç İngilizcesi) 1. Çalışmakla ele geçirilen şey; çalışma, işleme karşılığı kazanılan şey, para, mal, mülk vb. 2. Ticari bir işten doğan kâr. 3. Yarar, fayda, kâr, menfaat.

KAZANÇ = (kazanç nedir; kazanç ne demek; kazanç İngilizcesi) Gelir vergisine tabi olan, çeşitli yollardan elde edilmiş gelirlerin toplamıdır.

KAZANÇ = (kazanç nedir; kazanç ne demek; kazanç İngilizcesi)1. Ticari bir işlem sonucu elde olunan kazanç. 2. Girişimciye faiz, kira, genel giderler, işçilik ve benzeri ödemeler çıkarıldıktan sonra kalanı. 3. Girişimle sağlanan değer artışı.

KAZANÇ = (kazanç nedir; kazanç ne demek; kazanç İngilizcesi) (sinema, televizyon) Bir elektronik dizgede ya da bu dizgenin yükselteç gibi bir bölümündeki im gücünde artış. (Genellikle çıkış gücünün, giriş gücüne desibel oranıyla belirtilir).

KAZANÇ = (kazanç nedir; kazanç ne demek; kazanç İngilizcesi) 1. Bir elektrik akını ya da geriliminin yükseltim oranı. 2. Telsiz iletişiminde akımmıknatıssal dalgaların gücünü yükseltme oranı.

KAZANÇ = (kazanç nedir; kazanç ne demek; kazanç İngilizcesi) 1. Tecimsel bir işlem sonucu elde olunan kazanç. 2. Girişimciye ürem, kira, genel giderler, işçilik ve benzeri ödemeler çıkarıldıktan sonra kalanı. 3. Girişimle sağlanan değer artışı.

KAZANÇ = (kazanç nedir; kazanç ne demek; kazanç İngilizcesi) 1. tic. Satılan bir mal, yapılan bir iş veya harcanan bir emek karşılığında elde edilen para, getiri, temettü: «Sırtında hep aynı kahverengi elbise bulunduğuna göre fazla bir kazanç da sağlamıyordu.» -C. Külebi. 2. mec. Yarar, çıkar, kâr: «Yarı keyif, yarı kazanç için balıkçılık sanatında karar kılmıştı.» -S. F. Abasıyanık.

KAZANÇ = (kazanç nedir; kazanç ne demek; kazanç İngilizcesi) Bir devredeki çıkış sinyalinin giriş sinyaline oranını ifade eden yükseltim ölçüsü.

KAZANÇ = (kazanç nedir; kazanç ne demek; kazanç İngilizcesi) Yaz mevsimi.

kazanç = hasılat [öz Türkçe - eski terim]

kazanç = kâr [öz Türkçe - eski terim]

kazanç = temettü [öz Türkçe - eski terim]

kazanç = âide [Türkçe - Osmanlıca]

kazanç = derâmed [Türkçe - Osmanlıca]

kazanç = fâide [Türkçe - Osmanlıca]

kazanç = fayda [Türkçe - Osmanlıca]

kazanç = hâsılat [Türkçe - Osmanlıca]

kazanç = îrâd [Türkçe - Osmanlıca]

kazanç = sûd [Türkçe - Osmanlıca]

kazanç = temettü [Türkçe - Osmanlıca]

kazanç = vâridât [Türkçe - Osmanlıca]

1: 0 ms