• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

karşılamak

Türkçe - İngilizce

eylem / verb

eylem / verb – commerce

fiil / verb

KARŞILAMAK = (karşılamak nedir; karşılamak ne demek; karşılamak İngilizcesi) 1. Dışarıdan gelen bir kimseye karşılayıcı olarak çıkmak, istikbal etmek: «Beni karşıladılar ve ağırladılar.» -A. Kabaklı. 2. Karşılık olmak, denk gelmek, tekabül etmek: «Herhâlde bu küçük bahçeyi kendi sebze ihtiyaçlarını karşılamak için yetiştirmişlerdi.» -N. Cumalı. 3. Söylenen, yapılan, bildirilen bir şeyi olumlu veya olumsuz bulmak: «Bu suçlamayı hiç üzerimize almadan karşılar ve hoş görürüz.» -B. Felek. 4. Önlemek, durdurmak: Bu ilaç sıtmayı karşılar. 5. sp. Boksta karşı oyuncunun yumruklarını savmak.

KARŞILAMAK = (karşılamak nedir; karşılamak ne demek; karşılamak İngilizcesi) Düğünde çalgıcılar para almak amacıyla birinin önüne gelip çalmak.

karşılamak = tekabül etmek [öz Türkçe - eski terim]

karşılamak = istikbal etmek [Türkçe - Osmanlıca]

karşılamak = tekabül etmek [Türkçe - Osmanlıca]

1: 0 ms