• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

kabarmak

Türkçe - İngilizce

denizcilik

hekimlik

iş dünyası

yerbilim

KABARMAK = (kabarmak nedir; kabarmak ne demek; kabarmak İngilizcesi) 1. Ağırlığı artmadan hacmi büyümek: Ekmek iyi kabardı. 2. Yağışlardan veya kaynamaktan taşmaya yüz tutmak: «Çay birdenbire kabararak şosenin rampalarını aşar ve epeyce zararlara sebep olur.» -R. N. Güntekin. 3. Niceliği artmak, büyümek: Masraf kabardı. 4. Şişmek, genişlemek: «İhtiyarın zayıf damarları kabarmış kıllı elleri dizlerinin üstündeydi.» -P. Safa. 5. Hayvanların tüyleri dikilmek. 6. Kumaş üzerinde tüyler oluşmak, havlanmak: Bu kumaş çabuk kabardı. 7. Islanıp veya ısınıp yerinden kurtulmak: Masanın kaplaması kabardı. Dolabın boyası kabardı. 8. Deniz dalgalanmak, büyük dalgalar oluşmak. 9. mec. Bulanmak. 10. mec. Öfke, sevgi vb. duygular gittikçe güçlenmek: «Bu olayı duyunca delikanlının yüreği öç alma duygusuyla kabarır.» -N. Cumalı. 11. (nsz, -e) mec. Kafa tutmak, öfkelenip üstüne yürüyecek gibi davranmak. 12. mec. Böbürlenmek, gururlanmak: «Kumandan, atını şahlandırarak hurra hurra diye kendisini alkışlayan keyifli halka boyun kırarak kabarıyordu.» -Ö. Seyfettin.

KABARMAK = (kabarmak nedir; kabarmak ne demek; kabarmak İngilizcesi) 1. bk. kabarlamak. 2. Gururlanmak.

KABARMAK = (kabarmak nedir; kabarmak ne demek; kabarmak İngilizcesi) Kabadayılık yapmak.

1: 0 ms