• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

kılavuz

Türkçe - İngilizce

biyoloji

hidrostatik

isim / noun

metalbilim

KILAVUZ = (kılavuz nedir; kılavuz ne demek; kılavuz İngilizcesi) Gemilerin boğaz, kanal ya da barınağa giriş ve çıkışlarında kendilerine yol gösteren yönetici uzman kaptan.

KILAVUZ = (kılavuz nedir; kılavuz ne demek; kılavuz İngilizcesi) 1. Yol gösteren, tarihî ve turistik yerleri gezerken bilgi aktaran kimse, rehber: «Mum tutan kılavuzların arkasından içeri girdik.» -F. R. Atay. 2. Herhangi bir alanda ve konuda bilgi veren, yol yöntem gösteren kitap vb: Öğrenci kılavuzu. 3. Evlenecek olan erkek veya kadına eş bulan kimse. 4. mec. Ruhsal ve zihinsel bakımdan yol gösteren, ışık tutan kimse: Kılavuzumuz Atatürk'tür. 5. den. Kılavuz gemisi. 6. den. Kılavuz kaptan: İstanbul Boğazı'ndan kılavuz almadan geçmek yasaktır. 7. sin. Makaradaki filmlerin başında ve sonunda yer alan, filmin alıcı, yıkama aracı, basım aracı, gösterici vb. araçlara takılıp çıkarılmasında kolaylık sağlayan, asıl film için pay bırakan çeşitli renklerde film parçası. 8. tek. Somun veya boru içine yiv açmakta kullanılan araç. 9. tek. Dar ve uzun bir yerden tel, kablo gibi bükülebilen bir şey geçirilirken bunların ucuna bağlandığı sert nesne.

KILAVUZ = (kılavuz nedir; kılavuz ne demek; kılavuz İngilizcesi) Budunbilimsel alan araştırmalarında araştırıcıya yardım eden, yol gösteren, araştırıcıyla araştırılan bölge insanları arasında aracılık yapan kişi.

KILAVUZ = (kılavuz nedir; kılavuz ne demek; kılavuz İngilizcesi) genel uygulayım: 1. Somun ya da boru içine yiv açmak için kullanılan araç. 2. Dar, uzun bir yerde kolaylıkla bükülebilen tel, kablo vb. geçirilmek istendiğinde bunların ucuna bağlanan sert nesne.

KILAVUZ = (kılavuz nedir; kılavuz ne demek; kılavuz İngilizcesi) Okul yöneticilerine, öğretmenlere ve kimi durumlarda öğrencilere yeni programlar, yöntem ve teknikler ile uygulama biçimleri üzerinde bilgi veren ve yol gösteren yapıt.

KILAVUZ = (kılavuz nedir; kılavuz ne demek; kılavuz İngilizcesi) Sinema 1. Filmlerin, film parçalarının başında, sonunda, aralarında yer alan; filmin alıcı, gösterici, açındırma aygıtı, basım aygıtı, vb. aygıtlara takılıp çıkarılmasını kolaylaştıran; filmi koruyan; asıl film için pay bırakan; boşluk dolduran; bazen çeşitli bilgiler taşıyan ve birçok çeşidi bulunan renkli, renksiz ya da saydamsız, sağlam film parçası. 2. Mıknatıslı kuşaklara takılan aynı nitelikte parça.

kılavuz = adviser [öz Türkçe - eski terim]

kılavuz = delil [öz Türkçe - eski terim]

kılavuz = guide [öz Türkçe - eski terim]

kılavuz = guideline [öz Türkçe - eski terim]

kılavuz = mihmandar [öz Türkçe - eski terim]

kılavuz = mürşit [öz Türkçe - eski terim]

kılavuz = rehber [öz Türkçe - eski terim]

kılavuz = vademekum [öz Türkçe - eski terim]

kılavuz = bedreka [Türkçe - Osmanlıca]

kılavuz = rahnüma [Türkçe - Osmanlıca]

kılavuz = rehber [Türkçe - Osmanlıca]

1: 0 ms