• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

hot

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 1412

konuşma dili

tarım

HOT = [hot] adjective
1 sıcak * eşanlamlı : warm, heated, burning, fiery, roasting, frying, boiling * karşıtanlamlı : cold, cool
İngilizce örnek : The soup is too hot.
Türkçe çevirisi : Çorba çok sıcak.
İngilizce örnek : This is the hottest month of the year.
Türkçe çevirisi : Bu, yılın en sıcak ayıdır.
İngilizce örnek : The centre of the earth is hotter than the surface of the sun.
Türkçe çevirisi : Dünyanın merkezi, ayın yüzeyinden daha sıcaktır.
2 biberli, acı * eşanlamlı : spicy, biting, sharp, acrid, peppery
İngilizce örnek : Add just a tiny amount of chilli pepper, or else it may get too hot.
Türkçe çevirisi : Azıcık miktarda acı biber katıver, yoksa çok biberli olabilir.
3 (haber) sıcak, taze * eşanlamlı : recent, latest, new, fresh
4 bunalmış, sıcaklamış
İngilizce örnek : I am hot.
Türkçe çevirisi : Sıcaktan bunaldım.
5 harika, süper, klas
İngilizce örnek : This is the hottest bar in town.
Türkçe çevirisi : Bu, şehirdeki en klas bar.
İngilizce örnek : I think she is really hot.
Türkçe çevirisi : Bence o gerçekten harika.
* hot dog = sosisli sandviç
İngilizce örnek : Do you want a hot dog or a hamburger?
Türkçe çevirisi : Sosisli sandviç mi yoksa hamburger mi istersin?
* hot water = sıcak su
* hot potato = çetin iş, zor iş, kıl mevzu

HOT nasıl okunur, okunuşu /hOt/ sıfat [hotter - hottest]

1: 0 ms