• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

over

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 89

ana kullanım

01. yere 02. aşağıya 03. ters 04. karşıya 05. öbür tarafa 06. karşı tarafa 07. başından sonuna 08. iyice 09. adamakıllı 10. kalan 11. yine 12. tekrar 13. artan 14. arta kalan 15. her yanda 16. üzerinde 17. üstünde 18. fazla 19. -den üstün 20. üzerini kaplayacak şekilde 21. birbirlerinin yerine geçecek şekilde 22. aşırı 23. başkasına geçecek şekilde 24. el değiştirecek şekilde 25. her yerinde 26. her tarafında 27. her yeri 28. -in üzerine 29. üstüne 30. -in üzerinde 31. üzerine 32. baştan başa 33. her tarafına 34. -in öbür tarafına 35. -in öbür tarafında 36. -e kadar 37. -den fazla 38. esnasında 39. sırasında 40. ile ilgilenirken 41. ile uğraşırken 42. konusunda 43. hakkında 44. -de 45. -da 46. aracılığıyla 47. -den 48. -dan 49. bitmiş 50. sona ermiş 51. artık 52. aşağı 53. aşkın 54. başka bir yana 55. bölü 56. daha üstte 57. -den çok 58. diğer tarafa 59. diğer yöne 60. emir verecek durumda 61. hemen hemen hepsi 62. hemen her yerde 63. hemen her zaman 64. her tarafını 65. ile ilgili olarak 66. kapatacak biçimde 67. kenarlardan aşağıya 68. kullanarak 69. örtmüş biçimde 70. sonuna kadar 71. tam üzerine 72. tamam 73. tekrar tekrar 74. tüm 75. umumiyetle 76. üst üste 77. üzerinden 78. vasıtası ile 79. yana doğru 80. yere doğru 81. yukarısında 82. zarfında 83. altını üstüne 84. aracılığı ile 85. artmış 86. aşırı derecede 87. başından sonuna kadar 88. başkasına 89. baştan sona 90. bir yerden bir yere 91. boyunca 92. bütün 93. çok 94. çok fazla 95. daha 96. -den aşağı 97. -den daha çok 98. -den dolayı 99. -denyüksek 100. gereğinden fazla 101. her tarafı 102. her yerinden 103. her yerine 104. ileride 105. -ın her tarafına 106. -ın öbür tarafına 107. -ın öbür tarafında 108. -ın sonuna kadar 109. kalmış 110. karşıdan karşıya 111. normalden fazla 112. öbür tarafta 113. öte 114. ötede 115. öteye 116. pek çok 117. şinanay 118. son derece 119. süresince 120. tamamen 121. tepeden tırnağa 122. tepesinde 123. tersine 124. üst 125. üstteki 126. üstün 127. üstünlük 128. üzerinden öbür tarafa 129. yukarıya 130. yüksek 131. yüzünden

telsiz konuşması

01. anlaşıldı 02. şimdi siz konuşun 03. lütfen devam ediniz

OVER = ['ouvı] preposition
1 üzerinde, üstünde; üzerine, üstüne * eşanlamlı : above, on, upon * karşıtanlamlı : under
İngilizce örnek : The plane flew over the trees.
Türkçe çevirisi : Uçak ağaçların üzerinden uçtu.
İngilizce örnek : Look! We are flying over the ocean.
Türkçe çevirisi : Bak! Okyanusun üzerinde uçuyoruz.
İngilizce örnek : They have built a bridge over the river.
Türkçe çevirisi : Nehrin üzerine bir köprü yaptılar.
İngilizce örnek : She hung the picture over the sofa.
Türkçe çevirisi : Resmi kanepenin üstüne (yukarısına) astı.
İngilizce örnek : Wear this over your coat.
Türkçe çevirisi : Bunu ceketinin üzerine giy.
İngilizce örnek : The car came towards him over the bridge.
Türkçe çevirisi : Araba köprünün üzerinden ona doğru geldi.
2 öbür tarafına, ötesine; öbür tarafında, ötesinde, üzerinden * eşanlamlı : across, through
İngilizce örnek : The dog jumped over the wall.
Türkçe çevirisi : Köpek duvarın üzerinden atladı.
3 -den çok, aşkın * eşanlamlı : exceeding, more than
İngilizce örnek : It's over a mile long.
Türkçe çevirisi : Bir mili aşkın uzunlukta.
İngilizce örnek : We travelled for over ten hours.
Türkçe çevirisi : On saatten fazla seyahat ettik.
İngilizce örnek : Over a third of Australia's income from exports comes from agricultural products.
Türkçe çevirisi : Avustralya’nın ihracat gelirlerinin üçte birinden fazlası tarım ürünlerinden gelir.
4 baştan başa, her yerine
İngilizce örnek : There is mud all over your trousers.
Türkçe çevirisi : Pantolonunun her yerinde çamur var.
5 sonuna dek, süresince * eşanlamlı : during
İngilizce örnek : We saw him several times over the weekend.
Türkçe çevirisi : Hafta boyunca onu birkaç kere gördük.
6 hakkında, konusunda
İngilizce örnek : There's been a lot of confusion over the programme.
Türkçe çevirisi : Program konusunda çok karışıklık oldu.
¤ adverb
1 yukarıya, yukarıda * eşanlamlı : above, overhead
2 adamakıllı, iyice
3 altını üstüne, tersine
4 karşı tarafa, öbür tarafa
* all over = her tarafında, her tarafına
İngilizce örnek : This music is becoming popular all over the world.
Türkçe çevirisi : Bu müzik bütün dünyada popüler oluyor.
* be over = bitmek, sona ermek * eşanlamlı : finish, end
İngilizce örnek : The dinner was over at eleven o'clock.
Türkçe çevirisi : Yemek saat onbirde bitti.
İngilizce örnek : I'm glad that history test is over.
Türkçe çevirisi : Tarih testinin bittiğine sevindim.
İngilizce örnek : By the time we get to the party it will be over!
Türkçe çevirisi : Biz partiye varana kadar parti bitecek!
İngilizce örnek : The concert will be over at about ten o'clock.
Türkçe çevirisi : Konser saat on sularında bitecek.
* all over again = yeni baştan
İngilizce örnek : He returned to the starting line and began all over again.
Türkçe çevirisi : Başlangıç çizgisine döndü ve yeni baştan başladı.
* over and above = -den başka
* over and over (again) = defalarca
İngilizce örnek : I've told you over and over again not to go there.
Türkçe çevirisi : Sana oraya gitmemeni defalarca söyledim.
* over there = o tarafta, o tarafa, orda, oraya
İngilizce örnek : Put your bags over there.
Türkçe çevirisi : Çantalarınızı şu tarafa koyun.
İngilizce örnek : Shall we sit at the table over there?
Türkçe çevirisi : Şuradaki masaya oturalım mı?

1: 0 ms