• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

harsh

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 6394

ana kullanım

01. duyuları yıpratıcı 02. sert 03. acı 04. kulağı tırmalayan 05. cırtlak 06. parlak 07. kaba 08. zalim 09. haşin 10. acımasız 11. dağlı 12. iğrenç 13. tiksindirici 14. ağır 15. bet 16. cırlak 17. dokunaklı 18. göz kamaştıran 19. göz kamaştırıcı 20. hırçın 21. kırıcı 22. kulakları tırmalayan 23. suyu sert 24. şiddetli 25. yeğin

yeme içme

01. kabalık

HARSH = [ha: ş] adjective
1 sert, zor * eşanlamlı : rough, coarse, guttural, strident; bitter, acrid, sharp
İngilizce örnek : In the South they know no harsh winters and enjoy a mild climate year-round.
Türkçe çevirisi : Güneyde sert kış nedir bilmezler ve yıl boyunca ılıman iklimin tadını çıkarırlar.
İngilizce örnek : Conditions in this prison are really harsh.
Türkçe çevirisi : Bu hapishanedeki koşullar gerçekten sert.
2 (renk, ses) cırtlak, rahatsız edici
İngilizce örnek : The farmers are working in the harsh light of the summer sun.
Türkçe çevirisi : Çiftçiler yaz güneşinin rahatsız edici ışığında çalışıyorlar.
3 kaba, zalim, haşin * eşanlamlı : severe, austere, cruel, stern, unkind, brutal * karşıtanlamlı : gentle
İngilizce örnek : You hurt her feelings with harsh words.
Türkçe çevirisi : Kırıcı sözlerle onun duygularını incittin.

HARSH = nasıl okunur, okunuşu /ha:ş/ sıfat

1: 0 ms