• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

gıcık

Türkçe - İngilizce

GICIK = (gıcık nedir; gıcık ne demek; gıcık İngilizcesi) 1. Boğazda duyulup aksırtan, öksürten yakıcı kaşıntı: «Bronşit filan desem öksürük değil, gıcık bile yok.» -S. M. Alus. 2. hayvanbilim Beyaz renkli, dağlıç koyununa benzer vücut yapısında, kuyruğu son omurlara kadar yağ kitlesi ile kaplı ve bu sebeple alt kısmı yuvarlakça görünen, kaba, karışık yapağılı bir koyun türü. 3. sf. argo Sözleriyle, davranışlarıyla karşısındakini kızdıran, sinirlendiren, sıkan (kimse).

GICIK = (gıcık nedir; gıcık ne demek; gıcık İngilizcesi) 1. Kuşku, işkil, kaygı: Bir kere içime gıcık düştü bu işin aslını öğrenmeden rahatlıyamam. 2. bk. gici (I).

GICIK = (gıcık nedir; gıcık ne demek; gıcık İngilizcesi) 1. Saksağan. 2. bk. gıdık (I)-1. 3. Koyun, kuzu. 4. Koyun, keçi vb. hayvanlar. 5. Kuyruğu düz, kısa olan ya da hiç olmayan koyun. 6. Anası babası aynı cinsten olmayan köpek. 7. Çelimsiz, çok ufak (insan ve hayvan için). 8. Küçük fakat sütü çok koyun.

GICIK = (gıcık nedir; gıcık ne demek; gıcık İngilizcesi) 1. Sözüne güvenilmeyen, her işten vazgeçen. 2. Başkasına sevimli gelmeyen (kimse). 3. Fazla el şakası yapan. 4. Oyunu idare eden çocuk.

GICIK = (gıcık nedir; gıcık ne demek; gıcık İngilizcesi) Keçi yavrusu, oğlak.

GICIK = (gıcık nedir; gıcık ne demek; gıcık İngilizcesi) Öfke, kin.

ilgili sözler / related words

1: 0 ms