• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

güzel

Türkçe - İngilizce

GÜZEL
A. sıfat
1. Göze ve kulağa hoş gelen, hayranlık uyandıran.
2. İyi, hoş
3. Beklenene uygun düşen ve başarı düşüncesi uyandıran.
4. Soyluluk ve ahlaki üstünlük düşüncesi uyandıran.
5. Görgü kurallarına uygun olan.
6. Sakin, hoş (hava)
7. Okşayıcı, aldatıcı, kandırıcı.
7. Biçimindeki uyum ve ölçülerindeki dengeyle hayranlık duygusu uyandıran ve hoşa giden (yazı, şiir, yapıt).
B. ad
9. Güzel kız veya kadın
10. Güzellik kraliçesi.
C. belirteç
11. Hoşa giden, beğenilen, iyi, doğru bir biçimde.
12. Adamakıllı, şiddetli.

güzel = dilber [öz Türkçe - eski terim]

güzel = esaslı [öz Türkçe - eski terim]

güzel = nigâr [öz Türkçe - eski terim]

güzel = âfet-i cân [Türkçe - Osmanlıca]

güzel = âfet-i devrân [Türkçe - Osmanlıca]

güzel = bedî [Türkçe - Osmanlıca]

güzel = behiyye [Türkçe - Osmanlıca]

güzel = cemil [Türkçe - Osmanlıca]

güzel = ceyyid [Türkçe - Osmanlıca]

güzel = civan [Türkçe - Osmanlıca]

güzel = dilâvîz [Türkçe - Osmanlıca]

güzel = dilber [Türkçe - Osmanlıca]

güzel = dilcû [Türkçe - Osmanlıca]

güzel = hasen [Türkçe - Osmanlıca]

güzel = hasene [Türkçe - Osmanlıca]

güzel = hûb [Türkçe - Osmanlıca]

güzel = nağz [Türkçe - Osmanlıca]

güzel = nîk [Türkçe - Osmanlıca]

güzel = ra'nâ [Türkçe - Osmanlıca]

güzel = sâhibcemâl [Türkçe - Osmanlıca]

güzel = şâhid [Türkçe - Osmanlıca]

güzel = tayyib [Türkçe - Osmanlıca]

güzel = türk [Türkçe - Osmanlıca]

güzel = zîbâ [Türkçe - Osmanlıca]

ilgili sözler / related words

-lere güzel haberlerimiz var aç insana bütün yemekler güzel gelir ağır yemekler yerine sunumu güzel ah ne güzel akla gelebilecek en güzel hava amber balığı bağırsaklarından çıkarılan güzel kokulu reçine anan güzel mi ankara devlet güzel sanatlar galerisi aşk yaşamı daha güzel yapar ayna ayna söyle bana kim en güzel bu dünyada beni düşünmeniz güzel bir başka güzel bir çeşit güzel kokulu losyon bir eğlence parkında yapay güzel manzaralı bir yerde çalışan minyatür demiryolu bir güzel bir güzel dayak atmak bir güzel donatmak bir güzel dövmek bir güzel paylamak bir güzel sopa çekmek bir mesleğin güzel yanları bir süre güzel hava bir şeyi çok güzel ifade etmek bir tür güzel kokulu ağız pastili birine güzel sözler söylemek birini çok güzel ağırlamak birinin yaşamındaki en güzel günler bu güzel koku ne bu güzel mi bu hayatımın en güzel anı bununla ilgili güzel bir hikaye var bütün güzel şeyler, bir gün sona erer büyük ve güzel ev caz müziğini güzel çalmak cennet gibi çok güzel hayali bir yer çekici ve güzel kadın çimen güzel görünüyor çocuk ne güzel laf etti çocuk ne güzel söyledi çok güzel çok güzel bir biçimde çok güzel bir gün çok güzel bir şapka çok güzel bir şapkadır çok güzel bir şey (bir kadın) görmek çok güzel erkek çok güzel genç çok güzel haber çok güzel kadın çok güzel kız çok güzel şaka vs çok güzel şey çok güzel vakit geçirmek çok güzel ve zarif kimse çok güzel ya da büyük şey çok güzel yönden ele almak daha güzel daha güzel göstermek devlet güzel sanatlar akademisi dikkati çeken güzel kimse ya da şey elverişli güzel en güzel çağ en güzel dönem en güzel giysi ya da üniforma en güzel günler en güzel kadın, az konuşan kadındır en güzel lokma en güzel örneği en güzel parça en güzel şekilde en güzel ya da ilginç yerinde en güzel yakupzambağı en güzel zaman endamlı ve güzel eski güzel günler eski güzel günler için eski güzel günleri anımsamak eski güzel günleri hatırlamak eski güzel günleri yâd etmek etkili ve güzel söz söymeyen evet çok güzel manzarası var evim evim güzel evim evim, evim, güzel evim eviniz çok güzel fevkalade güzel fevkalade güzel veya büyük fotoğrafçılık ve güzel sanatlar geçirdiğim güzel zaman için teşekkür ederim geçmiş güzel günler için gelişi güzel gelişi güzel seçmek genç ve güzel kadın gençliğin en güzel çağında gerçek olamayacak kadar güzel gerçekten güzel gönül kimi severse güzel odur görülecek güzel şey görülecek güzel yer gösterişli ve pahalı armağanlar güzel kadınlar içindir göze güzel gözüken güzel (hava) güzel a güzel adam güzel aldırmazlık güzel ama aldatıcı sözler güzel ama boş sözler güzel araba güzel avrat otu güzel batı rüzgârı güzel bayan güzel beriden çirkin görünür güzel biçimde güzel biçimli güzel bir aile güzel bir akşam için teşekkürler güzel bir am güzel bir biçimde güzel bir davetten sonra güzel bir dille anlatmak güzel bir elbise güzel bir gece geçirmek güzel bir gün, değil mi güzel bir hatıra güzel bir istanbul sabahı güzel bir iş güzel bir koku vermek güzel bir kravat güzel bir sıcaklık güzel bir şekilde güzel bir şekilde şarkı söylemek güzel bir şekilde yapmak güzel bir temizlik istiyor güzel bir uyku çekmek güzel bir yemek güzel bulmak güzel çizim güzel değil güzel değil mi? güzel deyimler kullanmak güzel doğan, evli doğar güzel duran güzel durmak güzel durmayan güzel duygu güzel duyu güzel düş güzel el yazısı güzel el yazısı olmak güzel elbise güzel eski gelenekler güzel fakat değersiz şey güzel giyindirmek güzel giyinmiş güzel giysiler kişiyi çekici ve önemli gösterir güzel görünüş güzel görünüşlü güzel görünüşlü huş güzel görünüşlü ve lezzetli yemekler güzel görünüyor güzel gösteren güzel göstermek güzel göstermeyen güzel gülüşün var güzel gün, değil mi güzel güzel güzel haberlerimiz var güzel hadi güzel hatıralar güzel hatlı güzel hatmi güzel hatun çiçeği güzel hava güzel hava bulutları güzel havada güzel hikâye güzel ıhlamur güzel ifade edilmiş güzel iş güzel kadın güzel kadın bacağı güzel kadın fobisi güzel kadın resmi güzel kadın ürküsü güzel kadına sahip olmak, yüreklilik/ cesaret ister güzel kadınlar pahalı ve gösterişli armağanlara layıktır güzel kadınlara yalnız yürekliler lâyıktır güzel kadınları yalnız yürekliler elde eder güzel kayıtsızlık güzel kent akımı güzel kız güzel kimse/şey güzel kimseler güzel kişi güzel kokan insan güzel kokan şey güzel kokma güzel kokmak güzel koku güzel koku neşreden güzel koku saçmak güzel koku vermek güzel koku yayan güzel koku yaymak güzel kokular güzel kokulu güzel kokulu ağız pastili güzel kokulu ahududu güzel kokulu baharat güzel kokulu bitkilerle yapılan banyo güzel kokulu kavak güzel kokulu meryemotu güzel kokulu otlar güzel kokulu süselması güzel kokulu şeytanboynuzu güzel kokuyor güzel konuşabilme yeteneğine sahip olmak güzel konuşan güzel konuşan kimse güzel konuşan kişi güzel konuşma güzel konuşma sanatı güzel konuşma ustası güzel konuşma yeteneği güzel konuşmayla ilgili güzel köknar güzel labada güzel manzaralı kameriye güzel manzaralı karayolu güzel manzaralı yer güzel manzarası olmayabilir güzel mavi gözleri var güzel meyveli güzel mi güzel güzel naneler güzel olan bir şey herkes için güzeldir güzel olan herkes için güzeldir güzel olmak güzel olmayan bir şeyi çekici yapmak güzel olmayan taraflarını saklamadan güzel orkide güzel pençe güzel renkli güzel sanat güzel sanat eseri güzel sanat eserleri güzel sanatlar güzel sanatlar akademisi güzel sanatlar beğenisi güzel sanatlar bölümü güzel sanatlar eğitimi güzel sanatlar fakültesi güzel sanatlar fakültesi mezunu (b.f.a) güzel sanatlar galerisi güzel sanatlar genel müdürlüğü güzel sanatlar ile ilgili güzel sanatlar kulübü güzel sanatlar okulu güzel sanatlar sevgisi güzel sanatlar ve el sanatları akımı güzel sanatlar yüksek lisansı güzel sanatlarla ilgili güzel sayfa güzel sesli kimse güzel sonuçlanmış güzel söyleyiş güzel söz havuca yağ olmaz güzel söz söyleme sanatı güzel sözler veren kişi, adamı boş kaşıkla besler güzel sözlerin değeri yüksek güzel sözlerle kandırma güzel şey güzel şeyden pay güzel şeyler güzel biter güzel taraf güzel tarafı güzel tüyler kuşu güzel gösterir güzel vaat güzel vakit geçirmek güzel ve etkili konuşma güzel ve etkili konuşma yeteneği güzel ve hoş koku güzel ve kaliteli oyun güzel vs olduğu halde şimdi artık olmayan güzel yan güzel yapraklı güzel yapraklı süs bitkisi güzel yazı güzel yazı sanatı güzel yazıyla ilgili güzel yelken açmış güzel yer güzel yönleriyle birlikte güzel yüzden kırk günde usanılır (güzel huydan kırk yılda usanılmaz) güzel yüzden kırk günde usanılır, güzel huydan kırk yılda usanılmaz güzel yüzlü hava (gün) güzel olacağa benziyor hava gerçekten çok güzel hava güzel olursa havalar güzel hayat onu paylaşınca güzel hayatın en güzel çağında hayatın güzel tarafı hayatının en güzel anında hepsi güzel de her bireyi güzel olan ailenin çirkin çocuğu her güzel şey bir gün biter her güzel şeyin bir sonu vardır her kadın, iyi olmaktan çok güzel olmak ister her şey çok güzel her şey çok güzel görünüyor her şey güzel her şey iyi güzel ama hüsnü güzel ilgi çeken ve güzel biri olmak ilk gelen güzel teklif, geri çevrilmez inanılmayacak kadar güzel inanılmayacak kadar iyi ya da güzel inanılmaz derecede güzel ince ve güzel ince ve güzel kız incecik ve güzel kadın insanın dikkatini çeken güzel intikam uzun zaman sonra alındığında güzel olur islam güzel yazı istanbul devlet güzel sanatlar akademisi istanbul devlet tatbiki güzel sanatlar yüksek okulu istanbul tatbiki güzel sanatlar yüksek okulu işin en güzel yanı işin güzel tarafı işin güzel yanı da şu işte güzel bir şarap! iyi güzel de japon güzel yazı kadım en güzel süsü sessizliğidir karanlıkta herkes güzel veya yakışıklıdır karısı güzel olana ikiden fazla göz gerek karısı güzel olanın ikiden fazla gözü gerek kartla geçiş sistemi kıbrıs güzel sanatlar derneği kavanozda korunan güzel kokulu çiçeklerin yaprakları kendini güzel şeylerden mahrum eden koruma altında güzel manzaralı yer köyümüzün güzel bir kilisesi var kucaklanacak kadar güzel kuzguna yavrusu güzel görünür mağaza vitrinlerinde görülen güzel sıralanmış mallar masa çok güzel görünüyor maymun yavrusunu güzel sanır mide (karın) güzel sözlerle doymaz mutfak güzel görünüyor ne güzel ne güzel bir gün ne güzel bir gün! ne güzel bir sürpriz ne güzel hava ne kadar güzel bir gün ne kadar güzel bir parti odanın güzel manzarası var mı okunacak güzel bir kitap veya dergi olağanüstü güzel olağanüstü güzel bir tatil olduğundan daha güzel göstermek olduğundan daha güzel göstermek (fotoğraf ya da resimde) olduğundan daha mükemmel ya da güzel göstermek oldukça güzel oldukça güzel bir gün onu güzel bir şekilde paketler misiniz lütfen onun güzel tarafı burada osmanlı güzel yazı ölmek üzere olan azizin yaydığı güzel koku ördekler için güzel hava pazartesi doğan çocuk güzel olur pek güzel pek güzel kimse ya da şey rahat ve güzel bir yaşam rakip sahaya atılan güzel top, rakip sahaya arka çizgiden orka çizgiye kadar atılan yüksek top resim onu aslından çok daha güzel gösteriyor resimde güzel çıkan resmi ya da en güzel elbiselerini giymek resmi yapılmağa değecek kadar güzel ritmi güzel sade ve güzel sağlıklı ve güzel görünmek sahte güzel sanat eserlerini, güzel şeyleri yakıp yıkan kimse sanat güzel sanatların herhangi bir kolu sarılacak kadar güzel seni çok güzel buluyorum seni yeniden görmek güzel seni yeniden görmek öyle güzel ki seyahate çıkmak güzel olacak sizde güzel durdu soğuk yürek, güzel kadının kalbini kazanamaz son derece güzel son derece güzel bir kızdır son derece güzel kız sonbaharın sonundaki güzel sıcak havalar standart İngilizceyi güzel kullanmamak şık elbiseler insanı güzel gösterir şiir gibi güzel şiir kadar güzel bina şu elbise güzel şu elbise üzerinde güzel duruyor tadı çok güzel olmak tadı güzel tarif edilemeyecek derecede güzel tatbiki güzel sanatlar tatbiki güzel sanatlar yüksek okulu tatbiki güzel sanatlar yüksek okulu kültür derneği tatlı ve güzel içecek türk güzel yazı umarım güzel bir tatil geçirirsin unesco uluslararası güzel sanatlar derneği uyuyan güzel uzaklık manzarayı olduğundan güzel gösterir yaprağı güzel yararlı ya da güzel şeyleri tahrip eden kimse yaşamak ne güzel yaşamın en güzel şeyleri bedavadır yemeğim güzel yemeklere serpilen güzel kokulu otlar karışımı yenilik, her zaman güzel görünür yılın en güzel mevsimi yüzü güzel

1: 0 ms