• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

float

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 8539

ana kullanım 1

01. yüzmek 02. batmadan yüzmek 03. suyun üstünde kalmak 04. yüzdürmek 05. havada süzülmek 06. uçmak 07. hisse senedi satarak iş kurmak 08. piyasaya sürmek 09. satışa arz etmek 10. batmamak 11. dalgalanmak 12. düzleştirmek 13. gelişigüzel dolaşmak 14. havada durmak 15. işyerini değiştirmek 16. kurmak 17. ortaya atmak 18. piyasaya çıkarmak 19. sarkınmak 20. sık sık iş değiştirmek 21. sıvının üstünde durmak 22. su basmak 23. su üstünde tutmak 24. su yüzünde durmak 25. yayılmasını sağlamak 26. yüzer halde bulunmak 27. su üstünde yüzmek 28. başlatmak 29. dalgalanmaya bırakmak 30. denize indirmek 31. tedavül etmek 32. bir içki diğerinin üzerinde kalmak 33. birbirine karışmamak 34. çıkarmak 35. deniz yüzeyinde hareket etmek 36. dolaşmak 37. hisse senedi çıkarmak 38. hisse senedi ve tahvil piyasaya çıkarmak 39. ihraç etmek 40. karamanlamak 41. satışa çıkarmak 42. su üzerinde durmak 43. su yüzeyinde durmak 44. süzülmek 45. ticari bir iş için sermaye tedarik etmek 46. yarış ortasında adımları yavaşlatıp varış için enerji toplamak 47. yaymak

ana kullanım 2

01. hafif şamandıra 02. duba 03. sergi arabası 04. birikmiş para 05. gerekince kullanmak için ayrılmış para 06. birikim 07. sal 08. sıva malası 09. mastar 10. palye 11. ahşap mala 12. dondurmalı gazoz 13. döner sermaye 14. geçit arabası 15. mala 16. motorlu küçük araç 17. olta mantarı 18. paranın döviz piyasasında dalgalanması 19. rezervuarın şamandırası 20. şamandıra 21. bolluk 22. boşluk 23. dalgalanma 24. flot 25. sıçrama 26. uçak salı 27. ağ mantarı 28. asit ölçeği 29. borç 30. bot 31. dalga 32. düzleyici 33. filoz 34. flador 35. flatör 36. flotör 37. gevşeklik 38. granitten çökeltme çukuru 39. hava torbası 40. ince tesviye sürgüsü 41. kayan 42. kayan nokta 43. kayar parça, kayar mekik 44. kaydırma 45. kelek 46. kokteylin üzerine dikkatlice dökülen çok az miktarda sert içki 47. nakit para 48. ödünç para 49. pervana tahtası, mala 50. pervane tahtası 51. piyasaya tahvü 52. rezervuar şamandırası 53. samandra 54. şamandra 55. sıva küreği 56. su üstünde durma 57. sürgü 58. sürüklenme 59. tahvil çıkarma 60. tapan 61. tarla sürgüsü 62. tombaz 63. uzak duruş 64. yüzdürücü 65. yüzeç 66. yüzen 67. yüzen şey 68. yüzertop 69. yüzme kesesi 70. yüzme torbası

denizcilik

01. yüzgeç

teknik

01. banyo

FLOAT = ['flout] verb
1 yüzmek, batmamak
İngilizce örnek : Wood floats on water, but iron sinks.
Türkçe çevirisi : Odun suda yüzer ama demir batar.
İngilizce örnek : When I'm bathing, I like to float on my back.
Türkçe çevirisi : Yüzerken sırt üstü durmayı seviyorum.
2 yüzdürmek
¤ noun
şamandıra, duba

ilgili sözler / related words

active float alarm float angle float average float ball float ball float traps beam of float boiler float bowl of float bull float butterfly float captive float capture float carburet(t)or float carburetor float carburettor float carburettor float chamber carburettor float fulcrum pin carburettor float lever carburettor float needle carburettor float needle valve carburettor float valve casing float center-hung float central float clean float collection float compass float cork float cross grained float cutting float darby float derby float devil float diaphragm float direction float dirty float double float down from a float dozer blade float function drift float end float expansion float type valve fibre ring to float chamber flame float float (of a seaplane) float a company float a loan float a new business company float across float alarm float and land roller float and sink analysis float and thermostatic steam trap float angle float bath float block float board float bowl float breaker float bridge float cam float cell float chamber float circuit float control float cover float cup float deck float dryer float feature float for ceilings float fulcrum lever float function float gage float gauge float gauging float glass float glass process float high pressure valve float indicator float kit float level float level indicator float lever float line float loam float low pressure valve float mirror float needle float needle valve float over text float pivot float plane float position float rope float run float saddle float serve float spindle float steam trap float switch float test float time float trap float type trap float up float valve float valves float vibrator float voltage float well free float free float rate fuel float fuel tank level float hand float high side float expansion valve high side float valve independent float independent free float large float large thin float bread light float long float low-side float expansion valve main float maintenance float manageable float managed float managed float exchange rate system managed float regime mason's float mechanical float milk float mirrors from silver-coated float glass negative float net float oil float outboard float plasterer's float pneumatic float power float pressure float prone float punctured float pure float recording float level gauge reefing float regulating float valve render float and set retractable float rod float rotary float safety float side-hung float single float plane sink and float separation sponge rubber float subsurface float surface float tail float timber float toilet float total float twin float plane valve float vibrating float wood float wooden float zero free float zero total float

1: 0 ms