• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

expect

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 1634

EXPECT = [ik'spekt] verb
beklemek; ummak, ümit etmek * eşanlamlı : await, hope, anticipate
İngilizce örnek : I'm expecting an email from her.
Türkçe çevirisi : Ondan bir e-posta bekliyorum.
İngilizce örnek : I'm expecting to receive a letter soon.
Türkçe çevirisi : Yakında bir mektup almayı umuyorum.
İngilizce örnek : She's expecting a baby.
Türkçe çevirisi : O bebek bekliyor.
İngilizce örnek : This wine tastes terrible - but what can you expect for five liras?
Türkçe çevirisi : Bu şarabın tadı berbat –ama beş liradan ne bekleyebilirsin?
İngilizce örnek : We expect him to arrive tomorrow morning.
Türkçe çevirisi : Onun yarın sabah gelmesini bekliyoruz.
İngilizce örnek : We expect to arrive in about 30 minutes.
Türkçe çevirisi : 30 dakika sonra varmayı umuyoruz.
İngilizce örnek : The blizzard is worse than expected.
Türkçe çevirisi : Tipi beklendiğinden daha kötü.
İngilizce örnek : I didn't expect to pass the first time.
Türkçe çevirisi : İlk defada geçmeyi beklemiyordum.
İngilizce örnek : I didn't expect you to arrive so soon.
Türkçe çevirisi : O kadar erken gelmeni beklemiyordum.
2 kon. sanmak * eşanlamlı : suppose, presume, think
İngilizce örnek : I expect we've already met.
Türkçe çevirisi : Sanırım daha önce tanışmıştık.
İngilizce örnek : I expect the train will arrive soon.
Türkçe çevirisi : Sanırım tren yakında gelir.

ilgili sözler / related words

1: 1 ms