• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

elverişli

Türkçe - İngilizce

iş dünyası

sıfat / adjective

elverişli = ergonomik [öz Türkçe - eski terim]

elverişli = müsait [öz Türkçe - eski terim]

elverişli = stratejik [öz Türkçe - eski terim]

ELVERİŞLİ = (elverişli nedir; elverişli ne demek; elverişli İngilizcesi) 1. Uygun, müsait: «Halim'e içinde bulunduğu zor ve ezici durumdan kurtulmak için bundan daha elverişli bir fırsat çıkmazdı.» -A. İlhan. 2. İşe yarayan, ergonomik.

ilgili sözler / related words

-e elverişli açık denize çıkmaya elverişli açık denizlerde kullanılmaya elverişli ağır iş için elverişli aletsiz uçuşa elverişli hava askerliğe elverişli askerliğe elverişli durumda olmayan askerlik hizmetine elverişli olmayan baskıya elverişli başka yere dikilmeye elverişli olmak (bitki) belediye rusumu tarhına elverişli kıymet bozulmaya elverişli ikmal maddeler bozulmaya elverişli maddeler bu elverişli değil büyüye elverişli canlıların yaşamasına elverişli olmayan canlıların yaşamasına elverişli olmayarak cilaya elverişli ağaç çevre yönünden elverişli enerji seçenekleri çok elverişli dağlık bölgede inişe elverişli pist daha elverişli durum daha elverişli hükümler damızlığa elverişli deniz trafiği için elverişli denize elverişli denize elverişli gemi denize elverişli trim maddesi dikime elverişli dinklemeye elverişli dokumaya elverişli bitkisel lif dokumaya elverişli maddelerin kırpıntı toz ve tarazı dokunmaya elverişli lifleri eğirmeye,katlamaya, bükmeye ve bobinlemeye yarayan makine ve donanım durum elverişli oldukça durumu konuk kabul etmeye elverişli olmamak ekime elverişli ekime elverişli arazi ekime elverişli topraklar elverişli araçlardan yoksun elverişli arazi elverişli biçimde elverişli bir çareye başvurma elverişli bir durumda elverişli bir şekilde elverişli bir yer elde etmek için manevra yapmak (yarışta) elverişli durum elverişli güzel elverişli hava elverişli izleyiciler elverişli kambiyo elverişli kılmak elverişli koşullar altında elverişli mağaza elverişli nem kapasitesi elverişli nokta elverişli olarak elverişli olmak elverişli olmama elverişli olmayan elverişli oluş elverişli örnekleme elverişli özellikte olmayan delil elverişli pazar elverişli rüzgar elverişli senet elverişli stok elverişli su ihtiyacı elverişli tepki elverişli toprak nemi elverişli uyarıcı elverişli ve etkili koruma elverişli yol elverişli zaman elverişli zaman çalışması en elverişli en elverişli su içeriği en elverişli su miktarı en elverişli su muhtevası en elverişli su niceliği en elverişli su oranı en elverişli su yüzdesi gebeliğe elverişli gemi seferine elverişli gemilerin işlemesine elverişli giyilmeye elverişli giymeye elverişli hava elverişli ise hava harita yapımına elverişli fotoğraf kamerası havanın çalışmaya elverişli olduğu günler her bakımdan u çuşa elverişli her havaya elverişli her havaya elverişli karoser her işe elverişli hızlı kaymaya elverişli düz ve dik yokuş hizmete elverişli ikmal maddeleri hizmete elverişli ordu malı ıslaha elverişli olmayan iadeye elverişli suç içinde oturmaya elverişli (ev) içinde yaşamaya elverişli ikamete elverişli ilk elverişli fırsatta insan girişine elverişli muayene bacaları için sabit merdivenler insan girişine elverişli yeraltı muayene odaları için basamaklar inşaata elverişli inşaata elverişli alan iskâna elverişli ispata elverişli delil işe elverişli işlenmeye elverişli arazi kâğıt yapmaya elverişli odun kaymaya elverişli koklaşmaya elverişli kömür koşmaya elverişli koşullar buna elverişli değildir kullanıma elverişli kullanmaya elverişli manevra yapmaya elverişli yükseklik muayyen bir iş için vekâlet verildiği zaman vekâlet gayeye varmağa elverişli her şeye de şamildemektir muharebeye elverişli muharebeye elverişli madde mukayeseye elverişli iz müşterek hizmete elverişli maddeler nehirde yüzmeye elverişli yer okumaya elverişli oldukça elverişli oturmaya elverişli öğretime elverişli an para taşımaya elverişli kuşak pişirmeye elverişli elma piyasada satmaya elverişli büyüklükte bir grup hisse senedi sadece yetişkinlerin kullanmasına elverişli kısa kayak sahneye konmaya elverişli olmak satılmaya elverişli satışa elverişli satrançta daha elverişli bir durum elde etmek için önemsiz bir iki taşın feda edilmesi savunma oyuncusunun savunduğu rakibi, daha elverişli bir yerde bulunan arkadaşına pas vermesini engellemek için uzaktan izlemesi sefere elverişli seyire elverişli nehir seyre elverişli seyre elverişli geçit seyre elverişli kanal seyre elverişli su yolu seyre elverişli su yolu/kanal/geçit seyrüsefere elverişli seyrüsefere elverişli su yolu solumak için elverişli tarha elverişli fidanlar tarıma elverişli tarıma elverişli alan tarıma elverişli arazi tarıma elverişli duruma getirilmiş toprak tarıma elverişli duruma getirme tarıma elverişli hâle getirilmiş toprak tarıma elverişli hale koyma tarıma elverişli toprak tarıma ya da oturmaya elverişli duruma getirmek taşımacılığa elverişli akarsu teneffüse elverişli olmayan hava teşhise elverişli tırmanma için en elverişli olan hava süratinden daha yüksek bir hava sürati ile yapılan tırmanma tırmanmaya elverişli toplam tarıma elverişli alan toprağı tarıma elverişli duruma getirme trafiğe elverişli tünemeye elverişli (kuş ayağı) uçağa elverişli olmama uçmaya elverişli uçuşa elverişli uçuşa elverişli gün sayısı uçuşa elverişli hava uçuşa elverişli olmamak uçuşa elverişli olmayan hava uygun elverişli yan yatmaya elverişli yaşama elverişli bölge yaşama elverişli gezegen yaşama elverişli kuşak yaşamaya elverişli yazıta elverişli yerleşmeye elverişli yetenekleri için elverişli durum yıkamaya elverişli yola elverişli yüke elverişli yürümeye elverişli (ayak vb) yüzmeye elverişli zaman ve yer elverişli değil ziraate elverişli arazi

1: 1 ms