• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

distant

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 2678

DISTANT = ['distınt] adjective
1 uzak, uzakta * eşanlamlı : remote, far, away, removed, separate, apart * karşıtanlamlı : near
İngilizce örnek : The village is thirty kilometres distant.
Türkçe çevirisi : Köy otuz kilometre uzakta.
İngilizce örnek : Ramadan is only five days distant.
Türkçe çevirisi : Ramazana sadece beş gün var.
İngilizce örnek : Did you hear a distant rumble of thunder?
Türkçe çevirisi : Uzaktaki gökgürültüsünü duydun mu?
2 (akraba) uzaktan, uzak
İngilizce örnek : He is a distant relative.
Türkçe çevirisi : O uzak bir akraba.
3 soğuk, ilgisiz, mesafeli * eşanlamlı : cool, frigid, aloof, reserved, formaly unfriendly * karşıtanlamlı : affable
İngilizce örnek : She is not friendly; she has a rather distant manner.
Türkçe çevirisi : O cana yakın değil; oldukça soğuk bir tavrı var.
İngilizce örnek : The town is so distant that we can't walk to it in one day.
Türkçe çevirisi : Şehir o kadar uzak ki bir günde oraya yürüyerek gidemeyiz.

ilgili sözler / related words

1: 0 ms