• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

dismiss

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 10106

ana kullanım 1

01. çıkarmak 02. yol vermek 03. kovmak 04. azletmek 05. gitmesine izin vermek 06. göndermek 07. bırakmak 08. kafasından çıkarmak 09. düşünmemek 10. ele almamak 11. affetmek 12. atmak 13. çıkarıp atmak 14. dağıtmak 15. el çektirmek 16. görevden almak 17. görevden atmak 18. görevden uzaklaştırmak 19. ilişiğini kesmek 20. işten çıkarmak 21. kabullenmemek 22. kapı dışarı etmek 23. reddetmek 24. savmak 25. uzaklaştırmak 26. yürütmek 27. avaraya vermek 28. azat etmek 29. bohçasını koltuğuna vermek 30. defetmek 31. gitmesine müsaade etmek 32. görevden çıkarmak 33. ihraç etmek 34. işfen atmak 35. işten atmak 36. işten kovmak 37. izin vermek 38. salıvermek 39. sepet havası çalmak 40. sepetlemek 41. taburcu etmek 42. tardetmek

ana kullanım 2

01. azletme 02. davanın reddi

argo

01. postalamak

askeri

01. paydos etmek

basın

01. geleni savmak

bilişim

01. artık anımsatma 02. bırak 03. son ver

ekonomi

01. işten atılma

güvenlik

01. davayı reddetmek 02. işten çıkartmak

ifade

01. dağılın

spor

01. ekarte etmek 02. bertatraf etmek

tarım

01. işine son vermek

vergi

01. davanın reddi 02. ihtilafta reddedilmek

DISMISS = [dis'mis] verb
1 (işten) çıkarmak, yol vermek * eşanlamlı : discharge, release * karşıtanlamlı : engage, employ
İngilizce örnek : The company threatened to dismiss workers on strike.
Türkçe çevirisi : Şirket grevdeki işçileri işten atmakla tehdit etti.
İngilizce örnek : When the secretary had been dismissed, the manager had to write the letters himself.
Türkçe çevirisi : Sekreter kovulduğu zaman müdür mektupları kendi yazmak zorunda kaldı.
2 gitmesine izin vermek * eşanlamlı : let go
İngilizce örnek : The students will be dismissed from class soon.
Türkçe çevirisi : Birazdan öğrencilerin okuldan gitmelerine izin verilecek.

ilgili sözler / related words

1: 0 ms