• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

dash

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 10725

ana kullanım 01

01. vurmak 02. çarpmak 03. vurup parçalanmak 04. çarpıp parçalanmak

ana kullanım 02

01. atılmak 02. fırlamak 03. savrulmak 04. hamle yapmak 05. atağa kalkmak

ana kullanım 03

01. sıçratmak 02. serptirmek 03. püskürtmek 04. fışkırtmak

ana kullanım 04

01. karıştırmak 02. katmak 03. karıştırıp bozmak

ana kullanım 05

01. kırmak 02. yıkmak 03. suya düşürmek 04. boşa çıkarmak 05. akamete uğratmak 06. düş kırıklığına uğratmak

ana kullanım 06

01. keyfini kaçırmak 02. neşesini kaçırmak 03. umutsuzluğa düşürmek 04. cesaretini kırmak

ana kullanım 07

01. acele ile yazmak 02. karalamak 03. yapıvermek 04. şıpın işi yapmak 05. şişirmek

ana kullanım 08

01. seğirtmek 02. fırlamak 03. hızla koşmak 04. depar atmak 05. depara kalkmak

ana kullanım 09

01. hızla çarpmak 02. vurup parçalamak 03. çarpıp parçalamak

ana kullanım 10

01. atmak 02. savurmak 03. fırlatmak

ana kullanım 11

01. vurma 02. vuruş 03. çarpış 04. çarpma 05. darbe

ana kullanım 12

01. fırlatma 02. savurma

ana kullanım 13

01. sıçratma 02. serptirme

ana kullanım 14

01. şıpırtı 02. çarpan suyun sesi

ana kullanım 15

01. az miktar 02. az bir miktar 03. azıcık şey 04. bir damla 05. bir tutam 06. bir yudum 07. azıcık 08. iz

ana kullanım 16

01. çizgi 02. kalem darbesi 03. telaşlı kalem darbesi

ana kullanım 17

01. renk sıçraması

ana kullanım 18

01. hafif renk

ana kullanım 19

01. dokunuş

ana kullanım 20

01. seğirtme 02. fırlama 03. hızlı koşma

ana kullanım 21

01. saldırı 02. saldırış 03. saldırma 04. atılma 05. atılış 06. atılım 07. hamle 08. hücum 09. sıçrama 10. hızla atılma

ana kullanım 22

01. ataklık 02. atılganlık 03. canlılık 04. enerji 05. güçlü hareket

ana kullanım 23

01. caka 02. çalım 03. fiyaka 04. gösteriş

dilbilgisi

01. çizgi 02. tire 03. tire işareti 04. kısa çizgi 05. uzun çizgi

Mors alfabesi

01. çizgi işareti

oto

01. gösterge tablosu 02. ön göğüs

spor

01. hızlı koşu 02. kısa koşu 03. depar yarışı 04. kısa mesafeli koşu

DASH = [deş] verb
1 çarpmak, vurmak * eşanlamlı : smash, strike, beat
2 fırlamak, hızla koşmak * eşanlamlı : run, rush, race, dart, hurry, hasten, bolt * karşıtanlamlı : amble
İngilizce örnek : It began to rain and we had to dash into a shopping centre.
Türkçe çevirisi : Yağmur yağmaya başladı ve bir alışveriş merkezine dalmak zorunda kaldık.
İngilizce örnek : She dashed into the road to save her child.
Türkçe çevirisi : Çocuğunu kurtarmak için yola fırladı.
3 (ümit, vb) yıkmak * eşanlamlı : frustrate, foil, ruin, destroy
¤ noun
1 saldırma
2 fırlama * eşanlamlı : dart, rush, spurt
3 atılma
4 darbe; vuruş
5 az miktar
6 çizgi
7 tire (-) işareti

ilgili sözler / related words

1: 0 ms