• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

dair

Türkçe - İngilizce

hukuk

ilgeç / preposition

sıfat / adjective

dair = ... üzerine [eski terim - öz Türkçe]

dair = değgin [eski terim - öz Türkçe]

dair = değin [eski terim - öz Türkçe]

dair = -e değgin [eski terim - öz Türkçe]

dair = ilişkin [eski terim - öz Türkçe]

dair = üzerine [eski terim - öz Türkçe]

DAİR = (dair nedir; dair ne demek; dair İngilizcesi) Bir konu üzerine olan, üzerine, konusunda, ... ile ilgili, üstüne: «Yarına kadar sarhoşluğu geçer, ben de sarhoş olmadığına dair rapor veririm.» - = Gündüz.

ilgili sözler / related words

-den vazgeçeceğine dair yemin etmek -e dair -e dair olmak -ye dair -ye dair konuşmak -ye dair rapor vermek ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanun ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanun orman kanunu alındığına dair damgalamak avrupa ormanlarının korunmasına dair bakanlar konferansı ayni bir ihtilafa dair davada verilen karar bir alışkanlığı bırakacağına dair yemin etmek bir şeye dair düşünmek bir şeye dair izahat vermek bir şeye dair kavga etmek bir şeye dair kızgın bir şeye dair konuşmak bir şeye dair söylemek bir şeye dair söze başlamak bir şeye dair yazmak bir şeye veya bir kimseye dair düşünmek bir vergiyi istemiyerek ödediğine dair mükellefin itirazı bu meseye dair çocuk haklarına dair birleşmiş milletler sözleşmesi çocuk haklarına dair bm sözleşmesi dair anlatmak dair bahsetmek dair meraklı dair olan dair olmak dair temayül dair yazmak dair zafer doğruyu söyleyeceğine dair yemin etmiş olmak durumunun iyi olduğuna dair rapor dünya kültürel ve doğal mirasının korunmasına dair ebeveynin çocuklarının kişiliğine ve mallarına dair yetkisi esasa dair savunma evleneceğine dair söz vermek fuhşiyata dair güneş ve ay tutulmasına dair hakkında -e dair hangi kaleye geçileceğine dair kura çekme hava trafik yönetimi bağlantılı emniyet olaylarının rapor edilmesi ve değerlendirilmesine dair düzenleme hava yoluna dair hava raporu hayat pahalılığı oranında ücretlerin artacağına dair sözleşmeye konan madde hibeye dair yalan imtiyaza dair yalan insan haklarını ve ana hürriyetleri korumaya dair sözleşme itiriraz olmadığına dair mektur kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına dair sözleşme kazadan kimsenin sorumlu olmadığına dair kaptanın resmi bildirisi kentsel atıksu arıtmaya dair kimseye söylemeyeceğine dair birine yemin ettirmek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar mahkûmiyet kararı verildikten sonra cezanın infazına dair mahkemece suçluya soruları sual mevcudiyeti dâvacı tarafından iddia edilen fezleke, tutanak veya delilin mevcut olmadığına dair itiraz mültecilere dair cartagena beyannamesi mültecilerin ve sığınmacıların kayıt edilmesine dair karar ormanlara dair ortaklık ortakfinansman aktarımının izlenmesine dair usuller petrol kirliliğine karşı hazırlıklı olma, müdahale ve işbirliğine dair uluslararası sözleşme sahipliğe dair sendikaya üye olmayacağına dair işverenin işçiye imzalattığı sözleşme sırrı saklıyacağına dair söz verdirmek spor müsabakalarında şiddet ve düzensizliklerin önlenmesine dair kanun suçluların iadesine dair avrupa sözleşmesi suçluların iadesine dair avrupa sözleşmesine ek ikinci protokol suçluların iadesine dair avrupa sözleşmesine ek protokol tehlikeli maddelerin uluslar arası karayolu taşınmasına dair avrupa anlaşması temel hak ve özgürlüklerin korunmasına dair avrupa sözleşmesi tescil dairesine şirketin borcunu ödediğine dair gönderilen resmi belge tükettiği yiyecek ve içecekler için müşterinin borçlu olduğunu dair imzaladığı pusula vazgeçeceğine dair yemin etmek vazgeçtiğine dair yemin etmek ye dair rapor vermek yüzme suyu kalitesinin yönetimine dair

1: 0 ms