• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

dağıtmak

Türkçe - İngilizce

sıklık sırası: 1771

ana kullanım

01. disintegrate 02. dissolve 03. lose one's self-control 04. scatter 05. distribute 06. spread 07. diffuse 08. dissipate 09. dispel 10. hand out 11. give out 12. dispense 13. deal out 14. disband 15. disarrange 16. clutter 17. muddle 18. muss up 19. mess up 20. disrupt 21. break up 22. disperse 23. freak out 24. lose one's self control 25. deal 26. allocate 27. allot 28. apportion 29. be on the loose 30. bestrew 31. break in on 32. break into pieces 33. break something up 34. break to pieces 35. circulate 36. decompose 37. deliver 38. demount 39. deploy 40. disburse 41. disject 42. disjoint 43. dismantle 44. dismiss 45. disorder 46. distract 47. divert 48. dole 49. dot 50. drown 51. evolve 52. fling 53. fling off 54. issue 55. lavish 56. litter 57. mete out 58. muddle up 59. muss 60. rag 61. redeliver 62. rough 63. ruffle 64. rumple 65. send out 66. serve 67. smash up 68. snap 69. spill 70. split 71. spread out 72. strew 73. throw about 74. tumble 75. winnow

argo

01. be fucked up 02. fuck about with

baskı

01. squabble

bilişim

01. dispatch

deyim

01. crack up 02. dish out 03. dish out something 04. dish something out 05. divide up 06. dole out 07. drive away 08. fall to pieces 09. give away 10. give out something 11. give something out 12. go out 13. go to pieces 14. hand out something 15. hand something out 16. issue a thing to 17. mess something up 18. mess up something 19. pass out 20. pass out something 21. pass something out 22. run on the rooks 23. serve out 24. take apart 25. lose one's self-control

eski

01. mete 02. mete out

hekimlik

01. resolve

iş dünyası

01. disarray

teknik

01. dispatch 02. dissipate distribute 03. shatter

tekstil

01. decompose

DAĞITMAK = Aile reisi beyanında; gelirlerin ya da istisnaların aile üyeleri arasında dağıtılmasıdır. (vergi terimi olarak nedir, ne demektir)

ilgili sözler / related words

adalet dağıtmak ağzını burnunu dağıtmak ağzını dağıtmak azar azar dağıtmak beynini dağıtmak bir bombardıman filosunu dağıtmak birinin öfkesini dağıtmak birinin yüzünü dağıtmak büyük miktarlarda dağıtmak çalışanlara iş dağıtmak çenesini dağıtmak çıldırarak ortalığı dağıtmak çil yavrusu gibi dağıtmak dağıtmak (çıban/şişlik) dağıtmak (görev) dağıtmak (kâğıt) dağıtmak (mal) dağıtmak (para) dağıtmak (yemekleri) dağıtmak (yoksullara para/yiyecek) davetiye vs dağıtmak dikkati dağıtmak dikkatini dağıtmak dilimlere ya da parçalara bölüp dağıtmak efkâr dağıtmak el ile dağıtmak eşit dağıtmak eşit olarak bölüp dağıtmak eşit olarak dağıtmak etrafa dağıtmak geliri dağıtmak görev dağıtmak grevi dağıtmak halkını dağıtmak havalandırmak suretiyle grizuyu dağıtmak hissedarlara temettü dağıtmak hisseleri dağıtmak içki dağıtmak idare ile ya da cimrice dağıtmak kâğıt dağıtmak kâğıtları yanlış dağıtmak kalabalığı dağıtmak karne ile dağıtmak kaşıkla dağıtmak kepçe ile dağıtmak kesip dağıtmak konuyu dağıtmak korkutarak dağıtmak kucak kucak dağıtmak meclisi dağıtmak merkezden birkaç yere yetki dağıtmak merkezden yetki dağıtmak mirası eşit dağıtmak için mülklerin bölünmesi orduyu dağıtmak öfkeyi dağıtmak ölçerek dağıtmak ölçüyle dağıtmak parçalara ayırıp dağıtmak piyangoda dağıtmak posta dağıtmak için uçuş postayı dağıtmak rasgele dağıtmak rastgele dağıtmak riski dağıtmak rol dağıtmak saçıp dağıtmak sadaka dağıtmak sadaka- para vs dağıtmak savunmayı dağıtmak sis bulutlarını dağıtmak soğuk havayı dağıtmak soğukluğu dağıtmak taksim edip dağıtmak temettü dağıtmak tohum dağıtmak usenet ağ haberleri mesajlarını dağıtmak ürün demetini dağıtmak vesika ile dağıtmak yanlış dağıtmak yanlış dağıtmak (kartları) yanlış rol dağıtmak yatırımı çeşitli kaynaklara dağıtmak yemek dağıtmak yeniden dağıtmak yerel merkezler arasında dağıtmak yükleri dağıtmak yüzünü dağıtmak

1: 0 ms