• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

dışında

Türkçe - İngilizce

ilgili sözler / related words

-ın dışında -ın sınırları dışında -in dışında -in dışında hiçbir şey -mesi dışında -nın dışında -nin dışında bırakılmış akciğerler dışında aks kemiği dışında aktarıcının ölçümleri dışında kalan frekans bandı alışılagelmişin dışında olmak alışılmışın dışında alışılmıyın dışında ameliyatlar dışında kullanılan tıbbi lazerler anlama ya da kavrama gücünün dışında atış menzili dışında aybaşı döneminin dışında oluşan uterus kanaması bağırsak dışında bulunan barsak dışında bulunan başlık ve yerbelirleyici metninin slaydın dışında olup olmadığını denetle bazı durumlar dışında beklediğinin dışında bir şeye razı olmak beklenilenin dışında belirli bir bilgisayarlı rezervasyon sistemine sahip veya onu kontrol eden bir havayolu dışında herhangi bir havayolu belirtilen noktaların dışında belirtilenin dışında bırakma bedeli ≡ kiralanan aracın teslim edilmesi gereken yer dışında teslim edildiği zaman ödenen ek ücret bilerek işlenen suçlar dışında verilen dokunulmazlık bilgi ve kabiliyeti dışında bilgim dışında bilgimin dışında bilgisi dışında bilgisi dışında yapmak bir fınansal varlık veya borcun bilanço dışında bırakılması bir grubun dışında olan kimse bir iki istisna dışında bir şirketin bir işi yaptırmak için şirket dışında işçileri bulup kullanması biri dışında hepsi birinin anlayışı dışında birinin kavrayışı dışında birinin kontrolünün dışında olmak birinin normal yeteneği dışında birinin yetki sınırı dışında borcu ticari faaliyet dışında oluşmuş borçlu borsa dışında satılan tahviller bu benim gücümün dışında bulunduğu dış ülkenin yasa hükümleri dışında tutulan bulunduğu ülkenin yasaları dışında bulunulan ülke yasaları dışında bunların dışında kalan bunun dışında büro dışında yapılan çalışma büro saatleri dışında büronun dışında ne işin var bütün haklar dışında canlı dışında canlı dışında araştırma canlı dışında biyouyumluluk değerlendirmesi canlı dışında çalışma canlı dışında çoğaltma canlı dışında çözünme profili canlı dışında deneme canlı dışında diferansiyasyon canlı dışında diriluyum değerlendirmesi canlı dışında döllenme canlı dışında embriyo transferi canlı dışında fertilizasyon canlı dışında göze ekimi çalışması canlı dışında göze ekimi yordamı canlı dışında hücre kültür tekniği canlı dışında hücre kültürü çalışması canlı dışında medikal tanı cihazları canlı dışında medikal teşhis cihazları canlı dışında mutagenez canlı dışında tahlil canlı dışında tanı reaktifleri canlı dışında tanı sistemi canlı dışında tanılayıcı reaktifler canlı dışında test canlı dışında teşhis sistemi canlı dışında tıbbi diagnostik reaktifler canlı dışında tıbbi tanı cihazları canlı dışında tıbbi teşhis cihazları canlı dışında trombosit agregasyonu çalışma saatleri dışında çalıştığı yerin dışında yiyip içmek ve yatmak (hizmetçi) çene dışında başın diğer bölümleri gelişmeden doğmuş fetüs çiçek dışında çocuklar biraz sıkıntı, fakat alışılmışın dışında bir huzur kaynağıdır deniz dışında ders dışında geçirilen zaman ders saatlerinde sınıf dışında olma izni detaylı arama (ağız dışında vücudun tüm noktalarının aranması) dışında (birinin- bir şeyin) dışında bırakarak dışında bırakılma dışında bırakılmış dışında bırakma dışında bırakmak dışında durmak dışında görülebilen reklamlar dışında hiç kimse dışında hiçbir şey dışında kalmak dışında kalmayı tercih etmek dışında kedi dili içinde mus pasta dışında olan kimse (belli bir grubun ilkeleri vb) dışında olmak dışında tut dışında tutabilme dışında tutmak doğal yaşam alanı dışında doğal yaşam alanı dışında muhafaza dölyatağı dışında dölyolu dışında dünyamızın sınırı dışında mevcut olan eklem dışında ekran dışında ekstra hepatik karaciğer dışında emzirme döneminde ya da emzirme dışında memelerden sütün aşırı salgılanması ya da süt fazlalığı erimin dışında ev dışında ev dışında bir yerde kısa süreli kalış ev dışında giyilen giysi ev içinde ve dışında evli kadının çeyiz dışında özel eşyası evlilik birliği dışında doğmuş olan çocuğun ana babasının daha sonra evlenmesiyle çocuğun soybağının düzeltilmesi evlilik dışında doğmak evrenin dışında var olan (tanrı) fabrika ya da laboratuvar dışında denemek (yeni bir ürün ya da yöntemi) fare yakalayabilenlerin dışında kedi besleme film ya da televizyon kamerasının erimi dışında kalan filmin bazı sahnelerinin stüdyo dışında çekildiği yer finansal aracı bilanço dışında bırakmak folluk dışında yumurta formaliteler dışında tamamlanmış formlar dışında kalan basılı kırtasiye gelecekteki topluluk sübvansiyonlarının dışında bırakma gelecekteki ulusal sübvansiyonların dışında bırakma geleneksel otellerin dışında kalan konaklama işletmeleri gelirin vergi dışında kalan kısmı gerçek anlamı dışında kullanılan sözler görev dışında görev dışında (polis, asker) görevi dışında görünüşe bakılırsa onu ... dışında hiçbir şey ilgilendirmiyor görüş alanı dışında görüş alanı dışında durmak görüş mesafesi dışında gücü dışında gücünün dışında gümrük deposu dışında gümrük dışında gümrük vergileri dışında kalan her türlü vergi hali dışında hamsi dışında hepsi olsun hastane dışında yapılan bakım hayvanın alacası dışında her türlü oranın dışında her türlü şüphenin dışında hızlanma zaman ayarı dışında hızlanma/yavaşlama zaman ayarı dışında hisler âleminin dışında hizmet dışında hücre kılavuz çizgisi dışında hükmün dışında kalmak ia ta tarafından belirlenmiş ücretler dışında hesaplanarak bulunan ücretler iata tarafından belirlenmiş ücretler dışında hesaplanarak bulunan ücretler içeriğini asıl sayfa dışında başka bir siteden alan çerçeve iki nokta arasında en kısa yol dışında uçulan yol ingiliz hukukunda yazılı hukuk dışında doğal adalet ve vicdani ilkeleri uygulayan mahkeme ingiliz kazası dışında bulunan bir kimseye tebliğ edilen dava arzuhalinin hülâsası ingiliz mahkemelerinin kaza selâhiyeti dışında olan İngiliz örf ve âdet hukuku dışında kalan davalarda chancery mahkemesinin haiz olduğu yargılama hakkı ingiltere dışında herhangi bir avrupa ülkesindeki bankaya yatırılmış sterlin İngiltere'de parti liderlerinden dışında kalan avam kamarası üyesi inhibitör ya da aktivatör bir molekülün enzime sübtratın bağlandığı yerin dışında bağlanmasıyla ilgili insanın alacası içinde, hayvanın alacası dışında insanın kavrayışı dışında iradesi dışında irlanda ve ingiltere dışında kalan avrupa iskoçya dışında imal edilmiş viski israil dışında dünyaya dağılmış yahudiler iş dışında iş dışında eğitim iş dışında yetiştirme iş saatleri dışında işaretli kayak pistinin dışında kayak yapma işçilik ve hammadde dışında üretim masrafı işçiye ücreti dışında sağlanan herhangi bir şey işçiye ücreti dışında sağlanan yan ödemeler işitme mesafesinin dışında olmak işyeri dışında işyeri dışında eğitim işyeri dışında parça başı çalışan kişi işyeri dışında yapılan parça başı iş işyeri dışında yemekte japonyada yabancı şirketler tarafından yen dışında bir birimle çıkarılan tahvil kalbin dışında yerleşmiş kalenin duvarları dışında bulunan kalınan otel ya da ev dışında yemek kalp karıncığı dışında kameranın görüş alanı dışında kameranın görüş alanı dışında olan sunucu kampüste mi yoksa kampüs dışında mı kalacaksın kanun dışında kalan kanuni usuller dışında kaplama alanı dışında kapsamı dışında kapsül dışında kapsülün dışında kasabanın dışında kavrayışı dışında kavrayışının dışında kenarlıklar dışında tümünü kent dışında kent dışında olan kent dışında yer kent merkezinin dışında kentin ya da üniversitenin duvarları dışında kısa kalış≡ ev dışında bir yerde kısa süreli kalış kira dışında mülke yapılan ek harcamalar kiralanan aracın teslim edilmesi gereken yer dışında teslim edildiği zaman ödenen ek ücret kokpit dışında uçuş ekibinin görev yaptığı bölüm kontrol dışında olmak kontrolü dışında konu dışında konu dışında olma konu dışında olmak konunun dışında konunun dışında kalmak korkutarak isteği dışında bir şey yaptırma kökeni dışında kron dışında kural dışında olma hali kurulum dışında kuzulama zamanı dışında kuzulamak lider dışında kalan insanlar maaş dışında gelir maddi evrenin dışında mahkeme dışında mahkeme dışında olan mahkeme dışında uzlaşma mahmeke dışında uzlaşma mali amaç dışında vergileme masalar dışında kalan ameliyathane mobilyaları memleket dışında menzil dışında menzil uzaklığının dışında merkez dışında mesai dışında mesai saatleri dışında mesai saatleri dışında sağlık hizmeti sunan kurumlar mesken dışında kullanılan fanlar mesken dışında kullanılan fırınlar mevsim dışında mevzu dışında miras dışında edinilen mülk muayenehane saatleri dışında mülteci statüsü dışında bırakan hükümler normal çalışma saatleri dışında edinilen kazanç normal çalışma saatlerinin dışında normal tarifenin dışında indirimli normal ücretin dışında herhangi bir ücret normal ve sabit bir komisyon dışında prim normal yeri dışında bulunan doku kitlesinden (chorista) gelişen konjenital tümör normalin dışında hava şartları okul yerleşkesi dışında yaşayan öğrenci olağan yeri dışında onun dışında optik disk dışında yeni damar oluşumu organ duvarının dışında organın normal yeri dışında bulunması organın normal yeri dışında oluşumu organizmanın dışında büyüyen orman dışında ağaç yetiştirme orman yasası kapsamı dışında bırakmak otomatik düzeltme dışında kalanlar oyun alanının dışında olan top oyun çizgisi dışında oyun dışında olan oyun ya da yarışma dışında bırakmak ölüm dışında her şeyin çaresi vardır ölüm ve vergi dışında hiçbir şey kesin değildir ölüm ve verginin dışında hiçbir şey kesin değildir önün dışında örnek hatası dışında kalan hata özel olarak konulan ücret dışında ı a ta trafik konferansı ücret oluşturma kurallarına uygun olarak belirlenen ücret paranın dışında taşınamayan malların oluşturduğu sermaye parti, düğün gibi restoran dışında yenen yemekleri hazırlayan aşçı peak saatlerin dışında pelvis dışında periton dışında pist dışı kayak ≡ işaretli kayak pistinin dışında kayak yapma plan ve program dışında ilave uçuş rahat giysiler (iş dışında giyilen) rahim dışında bulunan rahim dışında gelişen gebelik rahim dışında gelişen gebelik görülme sıklığı rahim dışında oluşan resmin dışında restoran dışında yemeklerin sergilendiği levha samanyolu dışında (kalan/olan) samanyolu dışında bulunan ya da dışından gelen savaşın dışında kalan savunma ve hücum alanlarının dışında kalan oyun alanı senin dışında birisi sezon dışında sınırlar dışında sınırları dışında sınırların dışında sıra dışında sırası dışında sırası dışında konuşmak sindirim dışında bedene giren sindirim kanalı dışında herhangi bir yolla sinek avlamanın dışında hiçbir şey aceleyle yapılmamalıdır sistem dışında kalmak siyaset dışında tutmak siyasetin dışında soğan dışında hepsi olsun sokak dışında sokak dışında park sosyete dışında bırakılmış sözleşme hükümleri dışında uygulanabilir hukuk kuralları sözleşmeye taraf olan iki kişinin dışında kalan bir kişi stüdyo dışında stüdyo dışında çekim stüdyo dışında çekme stüdyo dışında çevirme stüdyo dışında filme alma yeri stüdyo dışında yapılan film çalışması stüdyo dışında yayın stüdyo dışında yayın arabası stüdyo dışında yayın aracı stüdyo dışında yayın birimi stüdyo dışında yayın hattı su dışında yapılan idman sur dışında süt ürünlerinde kendi tadı dışında koku ve tat şehir dışında şehir dışında bulunan şehir dışında olan şehir dışında zenginlerin yaşadığı yerleşim yeri şehir merkezinin dışında şehrin dışında şehrin sınırları dışında bulunan şirket dışında bulunan hisse senedi tamamen görüş alanının dışında tarım dışında kendi nam ve hesabına çalışanlar tarım ürünlerini yiyecek/giyecek amacı dışında inceleyen kimya tıbbi gereçlerin canlı dışında sitotoksisitesi topluluk uygulamasının dışında tutulma topun oyun alanının dışında olması topun oyun dışında olması trafik maksadı dışında bir sebeble durmak tüfek menzili dışında türkiye'yi topluluğun dışında tutmak tüzük kapsamının dışında kalmak uçucu personelin aylık uçuş planlaması dışında ihtiyaç duyulacak uçuş ve yer görevleri için hazırlıklı bulunması hali uçucu personelin aylık uçuş planlaması dışında ihtiyaç duyulacak uçuş ve yer görevleri için hazırlıklı bulunması hali. usul dışında uygulanması gerekli ücretin dışında düşük ücret uygulaması uzay uçuşu sırasında uzay aracı dışında yapılan ücret dışında alınan ek olanak ücret dışında ödenen yan giderler ücret dışında sağlanan avantaj ücret dışında sağlanan şeyler ücretsiz konuşma alanının dışında yapılan konuşma (yeni zelanda) ülke dışında ülke dışında bulunan ülke dışında kalmak ülke dışında yapılan reklam ülke dışında yerinden edilmiş kişiler ülke sınırları dışında ülke sınırları dışında da geçerli (karar, yasa) ülke sınırları dışında olma ülke yasaları dışında ülke yasaları dışında olan ülkenin londra dışında kalan yerleri ülkesi dışında yaşan ülkesi dışında yaşayan ürünün yetkili mecralar dışında alınıp satıldığı piyasa ürünün yetkili mecralar dışında pazarlanması vazife dışında olmak verasetten dışında edinilen mülk victoria içinde veya dışında suçluya yardım ve yataklık etmek vücudun dışında kalan vücut dışında vücut dışında kullanılan medikal tanı cihazları vücut dışında kullanılan medikal teşhis cihazları vücut dışında kullanılan tıbbi tanı cihazları vücut dışında kullanılan tıbbi teşhis cihazları yahudilerin filistin dışında yerleşimi yalan dışında yan gezi ≡ ana gezi programı dışında yaprak dışında yasal yetkileri dışında yatak ve masalar dışında kalan tıbbi amaçlı mobilyalar yatak ve yatak takımları dışında kalan yatak odası mobilyaları yavaşlama zaman ayarı dışında yazlıkta veya şehir dışında bahçeli lüks ev yeri dışında yerleşim bölgeleri dışında yetki dışında yetkileri dışında yetkim dışında yetkisi dışında yoğun saatler dışında yol dışında yol dışında hareket kabiliyeti yurt dışında sürüş yurt dışında tedavi yurt dışında yerleşik yurt dışında yerleşmiş amerikan personeli yurt içinde ve dışında yurtta ve yurt dışında yük dışında tekneyi ve diğer araçları kapsayan sigorta yüksek almanca dışında zabitan dışında kalan gemi personeli zıpır ≡ özellikle ana kültürel yönelimin dışında kalan en son eğilim ve modaları izleyen kimse

1: 2 ms