• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

course

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 236

at yarışı

biyoloji

haritacılık

COURSE = [ko: s] noun
1 yön, rota * eşanlamlı : direction, way, channel, line, route
İngilizce örnek : A storm blew the ship 20 miles off course.
Türkçe çevirisi : Fırtına gemiyi rotasından 2 mil öteye götürdü.
2 pist
3 akış, seyir gidiş * eşanlamlı : progression, series, sequence, march, flow
İngilizce örnek : During the course of his studies, he fell ill.
Türkçe çevirisi : Çalışmaları sırasında hastalandı.
4 alan, pist
5 kurs
İngilizce örnek : She's taking a course in French.
Türkçe çevirisi : Fransızca kursuna gidiyor.
İngilizce örnek : I want to take a course in self-defence.
Türkçe çevirisi : Kendini savunma kursuna gitmek istiyorum.
İngilizce örnek : He took a course in engineering at the University.
Türkçe çevirisi : Üniversitede mühendislik kursuna gitti.
İngilizce örnek : This course consists of twelve lectures.
Türkçe çevirisi : Bu kurs on iki dersten oluşuyor.
6 dizi, seri
7 kap, tabak
8 yemek
İngilizce örnek : After the main course they served tea.
Türkçe çevirisi : Ana yemekten sonra çay servisi yaptılar.
İngilizce örnek : I’d like to have fish as my main course.
Türkçe çevirisi : Ana yemeğim olarak balık yemek istiyorum.
* in the course of time = zamanla
İngilizce örnek : He'll get out of that habit in the course of time.
Türkçe çevirisi : Zamanla bu alışkanlıktan kurtulacaktır.
* of course = elbette, tabii
İngilizce örnek : John said, 'Of course you may borrow my car.'
Türkçe çevirisi : 'Elbette arabamı alabilirsin,' dedi John.
İngilizce örnek : If you will stay up so late, then of course you'll feel tired.
Türkçe çevirisi : Geç saatlere kadar yatmazsan o zaman tabii ki kendini yorgun hissedersin.

COURSE = nasıl okunur, okunuşu /ko:s/ isim

1: 0 ms