• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

cost

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 487

ekonomi

COST = [kost] noun
1 fiyat; maliyet * eşanlamlı : price, expense, expenditure
İngilizce örnek : The cost of production is high.
Türkçe çevirisi : Üretim maliyeti yüksek.
İngilizce örnek : Good planning keeps the production costs down.
Türkçe çevirisi : İyi planlama üretim maliyetlerini düşürür.
İngilizce örnek : The prize covers all the costs of the holiday.
Türkçe çevirisi : Ödül, tatilin bütün masraflarını karşılıyor.
2 bedel, paha * eşanlamlı : value, worth
¤ verb
1 mal olmak, tutmak, etmek * eşanlamlı : amount to, sell for
İngilizce örnek : A bottle of rakı costs 60 liras in some restaurants.
Türkçe çevirisi : Bir şişe rakı bazı restoranlarda 60 lira.
İngilizce örnek : Does parking here cost anything?
Türkçe çevirisi : Burada park paralı mı?
İngilizce örnek : How much did his new car cost?
Türkçe çevirisi : Yeni arabası kaça mal oldu?
İngilizce örnek : It cost me fifteen pounds.
Türkçe çevirisi : Bana on beş paunda mal oldu.
İngilizce örnek : It cost too much money.
Türkçe çevirisi : Çok para tutuyor.
İngilizce örnek : The room cost me 75 dollars.
Türkçe çevirisi : Oda bana 75 dolara geldi.
2 mal olmak, patlamak
İngilizce örnek : That mistake cost him his life.
Türkçe çevirisi : Bu hata onun hayatına mal oldu.
* at all costs = ne pahasına olursa olsun
İngilizce örnek : We must at all costs help those who are in danger.
Türkçe çevirisi : Tehlikede olanlara ne pahasına olursa olsun yardımcı olmalıyız.
* cost of living = geçim gideri
İngilizce örnek : The cost of living has increased while wages remained the same.
Türkçe çevirisi : Ücretler aynı kalırken geçim giderleri arttı.
İngilizce örnek : The trouble with this town is that the cost of living is too high.
Türkçe çevirisi : Bu şehrin sorunu, geçim giderlerinin çok yüksek olması.
İngilizce örnek : There has been a sharp rise in the cost of living.
Türkçe çevirisi : Geçim giderlerinde ani bir artış oldu.
* spare no cost = masraftan kaçmamak
İngilizce örnek : They spared no cost in entertaining the visitors from abroad.
Türkçe çevirisi : Yurtdışından gelen ziyaretçileri ağırlamak için masraftan kaçmadılar.

COST = nasıl okunur, okunuşu /kOst/ eylem [past tense : cost, past participle : cost, -ing : costing]

1: 0 ms