• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

control

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 253

kukla sanatı

sinema

CONTROL = [kın'troul] verb
1 kontrol altına almak, hakim olmak, dizginlemek * eşanlamlı : restrain, curb, bridle, hold back, limit, constrain
İngilizce örnek : The police were unable to control the angry crowd.
Türkçe çevirisi : Polis öfkeli kalabalığı kontrol altına alamadı.
İngilizce örnek : He's really a disobedient boy. His parents can't control him.
Türkçe çevirisi : Gerçekten itaatsiz bir oğlan. Anne babası onu kontrol altına alamıyor.
1 kontrol etmek, denetlemek * eşanlamlı : direct, rule, command, lead, conduct, manage
İngilizce örnek : The government is taking measures to control the foreign currency.
Türkçe çevirisi : Hükümet, dövizi kontrol altında tutmak için önlemler alıyor.
¤ noun
1 denetim, kontrol * eşanlamlı : check, restraint, curb
2 idare, hâkimiyet * eşanlamlı : direction, management, rule, mastery, command, guidance
İngilizce örnek : He lost control over the car.
Türkçe çevirisi : Arabanın hâkimiyetini kaybetti.
İngilizce örnek : She has no control over her children.
Türkçe çevirisi : Çocukları üzerinde hâkimiyeti yok.
3 kon. (uçak, vb) kumanda donanımı * eşanlamlı : switch, dial, knob
* out of control = kontrolden çıkmış
İngilizce örnek : We must solve the problem before it gets out of control.
Türkçe çevirisi : Kontrolden çıkmadan önce sorunu çözmeliyiz.
* under control = kontrol altında
İngilizce örnek : The crowd became excited, but was soon brought under control by the police.
Türkçe çevirisi : Kalabalık heyecanlandı, ama çok geçmeden polis tarafından kontrol altına alındı.

CONTROL = control nedir; control ne demek; control Türkçesi; control nasıl okunur, okunuşu /kın'troul/ eylem

1: 0 ms