• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

constant

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 994

CONSTANT = ['konstınt] adjective
1 değişmeyen, devamlı * eşanlamlı : unchanging, fixed, stable * karşıtanlamlı : irregular, periodic
İngilizce örnek : I'm getting fed up with her constant nagging at me.
Türkçe çevirisi : Sürekli başımın etini yemesinden bıktım.
İngilizce örnek : I'm tired of hearing his constant grumbling.
Türkçe çevirisi : Sürekli söylenmesini duymaktan bıktım.
İngilizce örnek : The figure has remained fairly constant.
Türkçe çevirisi : Rakam, oldukça sabit kaldı.
2 sadık, bağlı * eşanlamlı : faithful, loyal, steadfast, devoted, steady * karşıtanlamlı : infrequent
İngilizce örnek : He has remained constant to his principles.
Türkçe çevirisi : İlkelerine karşı sadık kaldı.

1: 0 ms