• Medya

  • Uygulama

  • Google Play

change

İngilizce - Türkçe

sıklık sırası: 257

CHANGE = [çeync] verb
1 değiştirmek * eşanlamlı : exchange, replace, substitute * karşıtanlamlı : retain
İngilizce örnek : I want to change my car.
Türkçe çevirisi : Arabamı değiştirmek istiyorum.
İngilizce örnek : This restaurant never changes its menu.
Türkçe çevirisi : Bu restoran menüsünü hiç değiştirmiyor.
İngilizce örnek : Do we have to change trains in Ankara?
Türkçe çevirisi : Ankara’da treni değiştirmemiz (aktarma yapmamız) gerekiyor mu?
İngilizce örnek : I want to change my Turkish liras into American dollars.
Türkçe çevirisi : Türk liralarımı Amerikan dolarıyla değiştirmek istiyorum.
İngilizce örnek : Will you change the baby’s nappy?
Türkçe çevirisi : Bebğin bezini (altını) değiştirir misin?
2 değişmek; değiş tokuş etmek * eşanlamlı : vary, alter, transform, convert, shift, alternate * karşıtanlamlı : remain
İngilizce örnek : My hometown has changed a lot.
Türkçe çevirisi : Memleketim (doğduğum şehir) çok değişmiş.
İngilizce örnek : His mood changed as soon as he read the email.
Türkçe çevirisi : E-postayı okur okumaz ruh hali değişti.
İngilizce örnek : At zero degrees Centigrade, water changes into ice.
Türkçe çevirisi : Sıfır derece santigratta su buz haline dönüşür.
3 üstünü değiştirmek
İngilizce örnek : I need to change if we will go to dinner.
Türkçe çevirisi : Yemeğe gideceksek üstümü değiştirmem gerek.
3 (para) bozmak
İngilizce örnek : Can you change this money into coins?
Türkçe çevirisi : Bu parayı (metal para halinde) bozar mısın?
¤ noun
1 değiştirme, değişme, değişiklik * eşanlamlı : alteration, variation, modification, transformation, conversion
İngilizce örnek : I think a change would do you good.
Türkçe çevirisi : Sanırım bir değişiklik sana iyi gelir.
2 bozuk para
İngilizce örnek : Have you got any change?
Türkçe çevirisi : Bozuk pran var mı?
İngilizce örnek : I have ten liras in change.
Türkçe çevirisi : Bozuk on liram var.
3 para üstü
İngilizce örnek : It cost 99 liras, so I paid with a hundred-pound note and got a lira change.
Türkçe çevirisi : 99 lira etti, bu yüzden kâğıt para olarak yüz lira verdim ve bir lira para üstü aldım.
* for a chance = bu sefer de, bir sefer de
İngilizce örnek : I'm always paying for your beer. Why can't you pay for a change?
Türkçe çevirisi : Her zaman senin biranın parasını ben veriyorum. Niçin bir sefer de sen vermiyorsun?
İngilizce örnek : We always drink there. Let's go somewhere else for a change.
Türkçe çevirisi : Her zaman orada içiyoruz. Bir kere da başka bir yere gidelim.

CHANGE = change nedir; change ne demek; change Türkçesi; change nasıl okunur, okunuşu /çeync/ eylem

1: 0 ms